31 Aralık 2007 Pazartesi

Lamborghini; 3000'inci Murciélago Banttan Çıkıyor...

Lamborghini’nin amiral gemisi Murciélago LP640 serisinin 3 bininci modeli LP640 Coupe, Sant’Agata Bolognese fabrikasının üretim hattından çıktı. Bu süper spor otomobil ABD’deki bir müşteriye gönderilecek.


3 bininci Murciélago’nun üretim hattından çıkışını kutlamak amacıyla fabrikada düzenlenen törende konuşan Automobili Lamborghini S.p.A. Başkanı ve CEO’su Stephan Winkelmann, “Ürünlerimiz dünyanın dört bir yanındaki pazarlarda popülerliklerini ve varlıklarını tesis etmeye devam edecektir. Üretimde son olarak kaydettiğimiz bu en yüksek noktanın hem kurum hem de, model stratejimizin bir ispatı olduğunu düşünüyoruz” dedi.

Lamborghini Murciélago LP640
3 bin seri numarasına sahip olan ve bir kilometre taşını ifade eden Murciélago LP640, Telesto grisi rengindeki karbon fiber gövdenin dış kısmının altında, yolcu bölümü, Lamborghini’nin Ad Personam programında mevcut, çeşitli özel bitirme teknikleri ve cilalarla kişiselleştirilmiş.Temel iç mekân rengi olan siyah, gösterge paneli, orta konsol ve döşeme halılarında kullanılmış. Siyah deri kaplamalar ile dikişler ve turuncu renk kontrast oluşturuyor.

Ad Personam, Lamborghini kullanıcılarının “imkansızı düşünmelerine” olanak veren bir kişiselleştirme programı olarak tanımlanabilir. Sant’Agata Bolognese’deki Lamborghini tasarımcıları, Ad Personam programı kapsamında çeşitli yüksek değere sahip kişiselleştirme paketleri geliştirmişler; deriden veya yüksek teknoloji ürünü karbondan üretilen zarif iç mekan paketleri gibi…

Dış mekan için sunulan jant, fren kaliperleri ve karartılmış arka lambalardan oluşan geniş yelpaze ise daha fazla kişiselleştirme imkanı verirken tek sınır vazgeçilmez kalite standardı oluyor!

59 Yıllık Land Rover'dan Satış Rekoru

59 yıllık geçmişinde ilk kez 200.000 barajını aşan Land Rover, 2007 yılını rekorla kapatarak, SUV segmentindeki başarısının karşılığını aldığını gösterdi.


4X4 araçların efsane markası Land Rover, 59. yaşını rekorla kapatarak, tüm dünya çapında toplam 205.717 araç satışı gerçekleştirdi. Bir önceki yılın kasım ayına oranla %27 artış gösteren Land Rover satışları, genele yayılarak birçok ülkede de kendi rekorlarını kırdı. Özellikle Rusya, Çin, Fransa ve İspanya 2007 yılını tarihi satış artışlarıyla kapattı.

Land Rover Yönetim Direktörü Phil Popham konuyla ilgili şöyle konuştu “ 60. yılımızı kutlamaya hazırlandığımız şu günlerde, satış adetlerimizle yepyeni bir sayfa açtık. Heyecan veren yeni ürünlerimiz ve yeniliklerimiz bu satış rakamlarının yakalanmasının ön koşulunu oluşturdu. Biz de bu talebe ve markamıza olan güvene karşı yeniliklerimiz ve gelişimlerimizle cevap vermeye çalışıyoruz”.

Land Rover için bir ikon haline gelen Range Rover’ın %32 oranında yakıt tasarrufu sağlayan yeni V8 motor seçeneği ve Kompakt SUV Segmenti’nde Freelander 2, başarının mimarları oldular.

2008 yılında 60. yılını kutlayacak olan Land Rover, artan taleplere paralel olarak, model yelpazesini geliştirmeye ve modellerini yeniliklerle donatmaya devam ediyor. 2008 yılıyla birlikte hafifletilmiş malzeme kullanımı ve yenilikleriyle Land Rover yeni başarılar elde etmeye şimdiden aday.

30 Aralık 2007 Pazar

Hyundai’nin Lüks Otomobili Genesis Tanıtıldı...

Ocak ayındaki Detroit Fuarı’nda sergilenecek olan Hyundai’nin lüks otomobili Genesis tanıtıldı.


Hyundai için yepyeni bir dönemin başlangıcını temsil eden Genesis, rekabette emsal teşkil etmek ve çekişmeyi daha üst seviyelere taşımak amacıyla, özellikle lüks Alman, Japon ve Amerikalı rakiplerine karşı en iyi ve en güvenilir alternatif olarak satışa sunulacak.

Arkadan itişli platforma, oldukça zengin bir donanıma ve üstün teknolojik özelliklere sahip olan Genesis, yüksek performanslı Hyundai araçları arasında yeni bir çağın ilk adımı olarak kabul ediliyor.

Hyundai, araca özgü yepyeni ambleminin de tanıtımını gerçekleştirdi. Amblemde, kalkan şeklindeki siyah zeminli altıgen logonun yanlarında bir çift kanat kullanılıyor. Metalik gümüş renge sahip bu kanatlar, uçabilmenin ruhunu ve herşeyin üstünde olabilmeyi yansıtıyor. Ancak bu Genesis amblemi, sadece Kore ve Çin pazarlarında satılacak araçta kullanılacak.

Genesis’in en çok dikkat çekecek özelliklerinin başında tamamen baştan geliştirilen yeni Tau kodlu V8 motoru geliyor. 375 HP’lik maksimum güce sahip olan bu motor, gücünü altı kademeli yepyeni bir otomatik şanzımanla tekerleklerine aktaracak. Hyundai’nin Lambda serisi V6 motor seçenekleri de Genesis’te kullanılacak. V6 motorlarda da isteğe bağlı olarak 3.3 litre ve 3.8 litrelik seçeneklerden biri tercih edilebilecek.

Hyundai, özellikle Genesis için farklı ve özel uygulamaları da yürütecek. Genesis sahibi olmak isteyen müşteriler için, araçla tanışma anından başlayıp satış aşamasına gelinceye kadar özel uygulamalar gerçekleştirilecek. Genesis satın alındıktan sonra da bu ayrıcalık, aracın teslimine ve tabii ki satış sonrası tüm hizmetlerde de devam edecek.

Genesis’in, Amerika ve Avrupa pazarlarında da büyük ilgiyle karşılanması bekleniyor.

29 Aralık 2007 Cumartesi

Skoda Roomster'a Internet Auto Award 2007 Ödülü...

350 bin internet kullanıcısı “Internet Auto Award 2007“ yarışmasında, Skoda Roomster’ı MPV sınıfının “En İyi İthal Otomobili“ seçti.


Almanya merkezli AutoScout24 internet portalı tarafından bu yıl altıncısı düzenlenen ve Avrupa‘nın halk tarafından oylanan en büyük otomotiv ödülü organizasyonu olan “Internet Auto Award 2007“ yarışmasında Skoda Roomster, MPV (Multi Purpose Vehicle) sınıfının “EN İYİ İTHAL OTOMOBİL“i ödülünü kazandı.

Yarışma için; Almanya, Belçika, Fransa, İtalya, Hollanda ve İspanya gibi Avrupa ülkelerinden 350 bin internet kullanıcısı, 9 ayrı kategoride oy kullandı

Skoda’nın farklı off-road unsurlarını içeren MPV sınıfının ilk deneyimi Roomster; üstün teknik özellikleri ve donanımının yanısıra, dış hatlarındaki dinamik-kompakt görünümü, işlevsel ve geniş iç mekanı ile rakiplerini geride bırakarak bu ödüle layık görüldü.

28 Aralık 2007 Cuma

Honda CR-V; Çarpışma Hafifletici Fren Sistemi ile Türkiye'de...

Çarpışma durumlarını öngörerek otomatik olarak frenleme yapmayı sağlayan CMBS (Çarpışma Hafifletici Fren Sistemi) Türkiye’de ilk defa yeni Honda CR-V’lerin donanımına eklendi.


Trafikte ani bir duraksama olduğunda fren yapılması durumunda çarpma riskini azaltan CMBS (Çarpışma Hafifletici Fren Sistemi) Türkiye’de ilk defa Honda CR-V’lerde kullanılıyor. Bu sistemde öndeki araç ile mesafenin kapanma hızı çarpışmanın söz konusu olabileceği bir seviyeye yükseldiğinde, sistem sesli ve görsel alarmlar aracılığıyla sürücüyü önlem alması konusunda uyarıyor. Eğer sürücünün tepkisine göre, sistem çarpışma olasılığının kabul edilebilir bir seviyeye gerilediğini belirlerse, CMBS sistemi devreden çıkıyor. Ancak sürücünün tepkisinin çarpışma olasılığını yeterince azaltmaması halinde; sistem sesli, görsel ve fiziksel uyarıların yanı sıra hafifçe frene basarak sürücüyü önlem alması konusunda uyarıyor. Mesafenin kapanma hızının, kazanın kaçınılmaz olduğu bir seviyeye kadar yükselmesi durumunda CMBS sertçe frene basarak aracın hızını düşürüyor, sürücü ve ön koltuktaki yolcunun emniyet kemerlerini geriye çekerek emniyet kemeri güvenliğini de maksimuma çıkarıyor.

CMBS sistemi 15 km/s'in üzerindeki süratlerde öndeki araç ile hız farkının 15 km/s'den daha fazla olması halinde devreye giriyor. CR-V’deki sistem gösterge panelinin sol tarafındaki bir düğmeye basılarak devre dışı bırakılabiliyor.

CMBS Çalışma Prensibi

Birinci aşama:
Öndeki araçla çarpışma riski söz konusu olduğunda sesli alarm cihazının devreye girmesinin yanı sıra çoklu bilgi ekranında ‘FREN’ mesajı görüntülenir.

İkinci aşama:
İki araç arasındaki mesafenin azalmaya devam etmesi halinde, CMBS hafifçe frene basar ve elektrikli bir motor, sürücü koltuğu emniyet kemeri ön gergisini devreye alır; emniyet kemeri iki-üç kez hafifçe çekilerek sürücü fiziksel olarak uyarılmış olur. Sesli alarm tekrar devreye girer ve çoklu bilgi ekranında ‘FREN’ mesajı tekrar görüntülenir.

Üçüncü aşama:
İlk ve ikinci uyarıların yapılmasının ardından sistemin çarpışmanın kaçınılmaz olduğunu belirlemesi halinde emniyet kemeri ön gergiler sürücünün ve ön koltuktaki yolcunun emniyet kemerlerini, kemerdeki gevşekliği ve kıyafetleri kompanse etmeye yetecek bir güçle çeker, frene kuvvetli bir biçimde basar.




Toyota'nın Altın Çocuğu AURIS; SR180 İle Yelpazeyi Genişletiyor...

Toyota’nın altın çoçuğu Auris’in ürün zincirine yepyeni bir versiyon daha ekleniyor. Auris’in en sportif üyesi olan SR180, çizgisiyle dikkatleri hemen üzerine çekiyor.

Avrupa’da çok fazla ilgi çeken T180’in başarısını bir adım daha ileri götürmesi beklenen SR180’nin Auris amiral gemisi olarak ürün zincirinin en tepesine oturması kaçınılmaz görünüyor. T180’de de kullanılan 175 HP güce ve 400 Nm torka sahip 2.2-litre D-4D motorun görev yaptığı Auris SR180; 0-100 km/s hızlanmasını 8,1 saniyede alıyor. Yakıt tüketiminde de son derece cimri olan Auris SR180 100 km’de 5,1 litre yakıt harcıyor.


Sportif bir görünüşe ve sürüşe sahip olan SR180; alçaltılmış süspansiyonları, saldırgan duruşu ve yeni arka spoileri ile Toyota’nın motor sporlarında kullandığı araçları hatırlatıyor. Koyu renkli arka camı ve 17 inçlik alaşım jantlarıyla Auris’in amiral gemisi olmaya aday olan SR180; beyaz gövde renginin de etkisiyle çok fazla çekici görünüyor.

Performansı ve görünümü daha güncel hale getiren bir dizi geliştirmeye tabi tutulan SR180’de aracın kararlı bir şekilde yer almasına sağlayan “stability control” ve çekiş kontrolü(VSC) standard olarak sunuluyor. Aracın içerisinde de konforu ve sürüş kalitesini arttıracak bazı değişiklikler yapılmış. Çift bölgeli otomatik klima, yağmur sensörü, ışığa duyarlı farlar ve cruise control bu yeniliklerden bazıları olarak sıralanabilir.

Yeni yıl ile birlikte başta İngiltere olmak üzere bir çok Avrupa ülkesinde satışa çıkacak olan üç ve beş kapılı Auris SR180’in fiyatı 24.600 Euro’dan başlayacak. Auris SR180’in Türkiye’ye ithal edilip edilmeyeceği ise henüz belli değil.

Audi; Lüks Sınıfın Lideri...

Alman lüks otomobil üreticisi Audi AG, 2007 yılının 11. ayı sonu itibariyle tüm dünyada 893 bin 600 adetlik araç satışına ulaşarak geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre satışlarını % 7.3 arttırdı. Doğuş Otomotiv-Audi ise 2007 yılının 11. ayı sonunda ulaştığı 5 bin 225 adetlik satış rakamıyla Türkiye pazarında lüks segmentteki en çok tercih edilen marka olarak liderliğini sürdürüyor!

2007 yılının 11. ayı sonuçlarına göre tüm dünyada 893 bin 600 adet araç satışı gerçekleştiren Audi AG, 2006 yılının aynı dönemine göre satışlarını % 7.3 oranında artırma başarısı gösterdi. Sadece Kasım ayında tüm dünyada 75 bin 600 adet araç satışı gerçekleştiren Audi AG, başta Almanya olmak üzere İngiltere, İspanya, Rusya ve Çin’deki pazar paylarını da güçlü bir şekilde yükseltti.


Doğuş Otomotiv-Audi ise 2007 yılının ilk 11 ayı sonunda ulaştığı 5 bin 225 adetlik satışla, Türkiye’nin lüks segmentteki lider markası unvanını elinde bulundurmaya devam ediyor. 2007 yılı Kasım ayı sonu itibariyle Audi A3 model ailesi, ulaştığı 1.962 adetlik satış rakamıyla dikkat çekerken 1.167 adetlik A4 ile 983 adetlik A6 satışları da ön plana çıkıyor. Bununla birlikte 416 adet Audi Q7’yi müşterilerine teslim eden Doğuş Otomotiv-Audi, yine aynı dönemde 115 adet TT Coupe ve 18 adet TT Roadster satma başarısı gösterdi.

Volvo; 2010'u Bekliyor...

Dünya’nın önde gelen otomotiv gruplarından Volvo, önümüzdeki yıllarda yepyeni modellere yönelecek.


Ortağı Ford ile birçok yeni projeye imza atmaya hazırlanan Volvo, 2010 yılına kadar ürün gamına birçok yeni model ekleyecek.

Volvo’nun güncel modelleriyle ilgili en büyük problemi alt segment ve orta-üstü segmentlerde. Çünkü S40/V50 gibi C segmentindeki modelleri, BMW 3 ve Audi A4 gibi D segmentindeki modellerle yarışıyor; her ne kadar Mercedes E ve C sınıfı arasına konumlandırılan S60’ın bu işi gördüğüne inanılsa da bu çok da doğru değil…

Volvo bu problemi çözmek için bir dizi önlem almaya kararlı. Bunlardan ilki de S40 / V50 baz alınarak üretilecek olan 5 kapılı C30. Diğeri ise S40 ile S60’ın arasında bir yerde konumlandırılacak ve direkt olarak BMW 3 gibi otomobillerle rekabet edecek olan bir model olacak. Yeni S60 olarak adlandırabileceğimiz bu modelin station wagon versiyonu bulunmayacak. Bu boşluk daha çok V70 ve XC70 ile doldurulacak.

Diğer taraftan İsviçreli üretici C30’un ürün gamını sadece 5 kapılı versiyonla da sınırlı tutmayacak. Ayrıca XC30 adıyla bir SUV versiyonun da ürün gamına eklenmesi bekleniyor. Her iki modelinde 2010’un sonuna doğru pazarda olacağı tahmin ediliyor.

Özetle Volvo önümüzdeki 2-3 yılda ürün gamını bir hayli zenginleştirecek diyebiliriz. Bunun ilk örneklerini 2008 Mart’ında Cenevre Fuarı’nda sergileyecek Volvo XC60 Concept ile göreceğiz. XC60, pazarda BMW X3, Rover Freelander, kısa bir sure sonar piyasada olacak olan Audi Q5 ve Mercedes-Benz GLK ile rekabet edecek.

Efsane M3, Otomotiv Performans Üstünlüğü Ödülü’nü kazandı...

BMW’nin efsane modellerinden bir olan M3’ün son versiyonu Amerika’da Popular Mechanics’in Otomotiv Performans Üstünlüğü Ödülü’nü kazandı.


Fanatiklerinin uzun süredir beklediği BMW M3’ün yüzünü göstermesiyle birlikte ödüller de bir biri ardına gelmeye başladı. BMW Kuzey Amerika tarafından açıklanan son raporda 2008 BMW M3’ün Popular Mechanics’in performans kategorisinde 2008 Otomotiv Üstünlük Ödülü’nü aldığı duyuruldu. Los Angeles Auto Show’da düzenlenen ödül töreninde M3’ün ödülünü BMW M Serisi Marka Müdürü Martin Birkmann kabul etti.

BMW ABD Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Tom Purves “2008 BMW M3’ün performans kategorisinde bu yılın Otomotiv Üstünlük Ödülü’nü kazanmasından dolayı çok mutluyuz” dedi. “BMW kendini, tüketicilere üstün sürüş keyfini ve performansını sağlayacak otomobiller üretmeye adamıştır; bu yüzden 2008 BMW M3’ün performans kategorisinde bu ödülü kazanması bizim için özellikle gurur vericidir. Bu ödül M3’ün lansmanından dolayı sahip olduğumuz heyecana heyecan kattı” diyerek M3’e olan güvenini gösterdi.

Popular Mechanics Otomotiv Üstünlük Ödülleri’nin kazananlarını belirlemek için, derginin editörleri her yıl 100’den fazla yeni otomobil test ediyor ve yaklaşık 100.000 mil yol kat ediyorlar.

Yeni 2008 M3 Coupe ve M3 Sedan motor tepkisi, direksiyon, durma ve stabilite gibi önemli dinamik kontroller için sürücüye göre değiştirilebilen ayarları da içeren birçok özelliğe sahip. BMW 3’lerdeki ilk V8’li motorun da yer alacağı yeni M3 2008 ilkbaharında bayilerde olacak.

Mini Sav, Magna Steyr Tarafından Üretilecek...

MINI’nin yeni SAV (Spor Aktivite Aracı) modelini Avusturya Graz’da, BMW’nin X3 modelini de üreten "Magna Steyr Fahrzeugtechnik" tarafından üretilecek.

MINI Tasarım ve BMW Group’un mühendislerinin geliştirdiği aracın konsepti, seri üretim için Magna Steyr Fahrzeugtechnik’e teslim edildi. Bilindiği gibi Magna Steyr ile yapılan işbirliği, BMW Group’un karlı büyüme ve stratejik model üretimi için seçtiği önemli partnerlerden biri.

Hatırlanacağı gibi İngiltere’nin Oxford bölgesinde bulunan MINI ana üretim merkezi 260.000 adetlik kapasitesiyle MINI, MINI Cabrio ve MINI Clubman olmak üzere üç ana modeli üretiyor. Bu işbirliği ile BMW Group, MINI SAV’ın üretimini dışarıya vererek kendi üretim ağında esnekliği de sağlamış olacak.

Konuyla ilgili bir açıklama yapan Üretimden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Frank-Peter Arndt, “Üretim için Magna Steyr’i kullanarak, üretim ağımıza piyasa taleplerini karşılayabilmeleri için biraz nefes alma imkânı tanıyoruz. Bu çözüm ayrıca, MINI SAV’ı piyasaya olabildiği kadar çabuk çıkarmamızı sağlayacak. Bu işbirliği ile MINI ailesinin gelişimi sağlanıyor.” diyerek üretim konusundaki bu yeni atılımın son derece avantajlı olduğunu ifade etti.

Ürün ve üretim hakkında daha fazla bilgi ise MINI SAV’ın lansmanından önce kamuoyu ile paylaşılacak.

27 Aralık 2007 Perşembe

Mercedes SLK; 650 Parçası Elden Geçti...

Mercedes severlerin kalbini fetheden modellerden biri olan ve bugüne kadar 495.000 adet satış gerçekleştiren SLK, 650 parçası elden geçirilerek 2008 yılına yenilenmiş olarak giriyor.

2008 SLK önceki modele göre şimdi çok daha güçlü, daha tutumlu ve çok daha çarpıcı bir otomobil olmuş. Yenilenen SLK, attırılan sportif özelliklerinin yanı sıra aynen eskisi gibi sportif iki koltuklu bir üstü açık otomobilden çok kısa bir süre içinde bir coupe otomobile dönüşebiliyor.


Yenilenen SLK’nın tasarımında çok büyük değişiklikler olmasa da bazı noktalarda yapılan küçük değişiklikler bir hayli işe yaramış. Özellikle yeni bir görünüme kavuşan ön tamponlar, modifiye edilen ön hava girişleri, daha da belirginleştirilen F1 tarzı burun ve ızgara kısmı SLK’yı daha sportif gösteriyor. Ayrıca tekrar şekillendirilen Mercedes yıldızı da eskisinden daha çekici görünüyor. Arkada ise daha da alçaltılan etek kısmı, egzoz tasarımı ve AMG’ye ait koyu renkli arka lamba grubu ve difüzör sayesinde daha güçlü bir görünüm elde edilmiş. Diğer taraftan daha da büyüyen yan aynalar üzerindeki LED’li sinyal lambalarıyla bir ok gibi duruyor. Parlak alaşım jantlar da sportif görünümü tamamlayan bir detay olarak karşımıza çıkıyor.

Yenilenen SLK’nın kabini ise sürücüye daha çok hizmet edecek şekilde tasarlanmış. Yeni çok fonksiyonlu üç kollu direksiyon simidi ve yeni kumanda düğmeleri tamamen sürücünün kullanımı göz önünde bulundurularak geliştirilmiş. SLK’da NTG-2.5 ses sistemi ve sürücülere gideceği yere gitme ve trafik sıkışıklığından kurtulmak için uydu yardımıyla rehberlik etmenin yanında, kaza sırasında otomatik olarak yardım çağırma (TELE-AID) ve konum bildirme, gibi fonksiyonlara sahip “Telematics” sistemi de ilk defa kullanılacak. Buna ilaveten opsiyonel olarak sunulan LINGUATRONIC adı verilen sesli kontrol sistemiyle radyo, CD çalar ve televizyonu kontrol etmek mümkün olabilecek. Yolcular SLK’nın tavanı açıkken bile opsiyonel olarak sunulan harman kardon® Logic7® ses sistemi sayesinden benzersiz bir müzik dinleme keyfine sahip olabilecekler.

1997 yılında ilk defa satışa çıkan ve ikinci nesli ile birlikte 2004 yılından beri yollarda olan Mercedes Benz SLK, geçirdiği makyaj operasyonuyla gelecek nesil SLK’nın da ne kadar güçlü ve ekonomik olacağını da gösteriyor. Güncellenen iki motoruyla daha da güçlenen yenilenmiş SLK’nın dört silindirli süper şarjlı motorunun gücü 21 HP arttırılarak 184 HP’ye çıkarılırken torku da 10 Nm arttırılarak 250 Nm’ye yükseltilmiş. Yakıt tüketimi de 100 km’de 6,4 litreye kadar düşürülen bu motorun emisyon oranı da yüzde 13 azalarak 182g/km’ye gerilemiş bulunuyor. SLK 280 ise yakıt tüketimini 100 km’de 7,7 litreye düşürürken emisyon oranını da 220g/km’ye kadar indirmeyi başarmış görünüyor. 6 silindirli SLK 350’nin gücü 33 HP artırılarak 305 HP’ye çıkarılırken torku da 10 Nm arttırılarak 360 Nm’ye çıkarılmış. Yüksek performanslı SLK 55 AMG’nin 5.5 litrelik V8 motoru ise, dış tasarımda yapılan bazı değişikliklere rağmen aynı tüketim ve emisyon değerleriyle yoluna devam ediyor. Bu motor eskisi gibi 360 HP güç ve 510 Nm tork üretiyor. Üç yeni SLK modelinde de 6 ileri manuel şanzıman standart olarak sunulurken SLK 55 AMG de 7G TRONIC SPORT otomatik şanzıman sistemi bulunuyor. Ayrıca SLK 200’de 5 ileri otomatik ve 7G-TRONIC, SLK 280 ve SLK 350’de de 7G TRONIC SPORT şanzıman seçenekleri opsiyonel olarak sunuluyor.
Yenilenen SLK modellerinin fiyatı yeni yıl ile birlikte açıklanırken satışına da Nisan ayından itibaren başlanacak.


Porsche AG; Özel Boxster Üretecek...

Alman spor otomobil ve lüks arazi aracı üreticisi Porsche’nin spor otomobil ürün yelpazesinin giriş modeli olan Boxster’ın sınırlı sayıda üretilecek olan Boxster RS 60 versiyonu, Nisan ayında ülkemizde de satışa sunulacak.


Porsche AG’nin spor otomobil yelpazesinin giriş modeli olarak ön plana çıkan ortadan konumlu motorlu başarılı modeli Boxster’ın sadece 1.960 adet üretilecek özel seri versiyonu, Nisan ayında ülkemizde de satışa sunulacak. Boxster RS 60, markanın 1960’lı yıllardaki efsanevi motorsporları günlerini anımsatan görsel ve teknik özellikleriyle ön plana çıkıyor.

İlk olarak 2007 Bologna Otomobil Fuarı’nda tanıtılan Porsche Boxster RS 60, markanın 1960’lı yıllardaki başarılı yarış otomobili Type 718 RS 60’ı andıran tasarım öğelerine sahip olmasıyla dikkat çekiyor. Porsche’nin Spor Tasarım Paketi’nden alınan ve mevcut Boxster model ailesine oranla daha sportif ön yüze sahip metalik gümüş renkli Boxster RS 60’in görünümü ise siyah renkli A sütunları, çift çıkışlı egzoz sistemi ve 19 inçlik jantlarla pekiştiriliyor. Bununla birlikte gücü 303 HP’ye yükseltilen motoru ile sportiflik iddiası daha da arttırılan Boxster RS 60’ta Porsche Aktif Süspansiyon Yönetimi (PASM) sistemi ise standart olarak sunuluyor.

İsteğe bağlı olarak Carrera kırmızısı veya koyu gri renk deri seçeneklerinin sunulduğu kabin içindeyse RS 60 Spyder logolu paslanmaz çelik kapı çıtaları, ekstra sportif vites kolu ve direksiyon simidi ile farklılık sağlanıyor. Bununla birlikte gümüş renkli ortak konsol ve emniyet kemerleriyle uyumlu takla barları, torpido gözünün kapağındaki logoyla birlikte kokpitteki diğer sportif tasarım unsurları arasında bulunuyor.

MTV Arttırıldı...

Yılda iki taksitte ödenen motorlu taşıtlar vergisi tutarları 2008 yılı için bu yıla göre yüzde 7.2 oranında artırılarak yeniden belirlendi. Sıfır otomobillerde vergi tutarı silindir hacmine göre 351 YTL ile 12 bin 657 YTL arasında değişiyor.

Maliye Bakanlığı’nın Motorlu Taşıtlar Vergisi Genel Tebliği Resmi Gazete’de yayımlandı. Buna göre motorlu taşıtlardan Ocak ve Temmuz aylarında olmak üzere iki taksitte alınan ve aracın yaş ve silindir hacmine göre değişen motorlu taşıtlar vergisinde 2008’de tahsil edilecek tutarlar, yüzde 7.2 olan 2007 yılı “yeniden değerleme oranıö kadar artırıldı.

Üç yaşına kadar olan otomobil, kaptıkaçtı ve arazi taşıtları ile benzerlerinde motor silindir hacmi bin 300 santimetreküpün altındakilerden 351 YTL, bin 3001-bin 600 santimetreküp arasındakilerden 561 YTL, bin 601-bin 800 arası için 986 YTL, bin 801-2 bin arası için bin 550 YTL vergi alınacak. Vergi tutarı 2 bin 1-2 bin 500 santimetreküp arasındaki taşıtlarda 2 bin 326 YTL, 2 bin 501-3 bin arası için 3 bin 242 YTL, 3 bin 1-3 bin 500 santimetreküp arası için 4 bin 937 YTL, 3 bin 501-4 bin santimetreküp arası için 7 bin 759 YTL, 4 bin santimetreküpün üzerindekilerde ise 12 bin 697 YTL olarak tahsil edilecek.

Trafikte en yaygın olarak kullanılan bin 3001- bin 600 santimetreküp arasında motor silindir hacmine sahip araçların üç yaşına kadar olanlarında 561 YTL olan vergi, 4-6 yaş arasında 421 YTL’ye, 7-11 yaş aralığındakilerde 245 YTL’ye, 12-15 yaşta 174 YTL’ye, 16 yaş ve üzerindekilerde 68 YTL’ye düşüyor.

Bu arada motosikletlerden alınan motorlu taşıt vergisi de yaşına ve silindir hacmine göre 12 YTL ile 845 YTL arasında yeniden belirlendi. Sıfır motosikletlerde en düşük vergi ise 68 YTL olacak.

Minibüslerde 1-6 yaş arası için 421 YTL, 7-15 yaş aralığında 279 YTL, 16 yaş ve üzeri için 139 YTL motorlu taşıt vergisi alınacak.
Otobüslerin 25 kişiye kadar oturma yeri olanlarında 1-6 yaş arası için bin 56 YTL, 7-15 yaş için 633 YTL, 16 yaş ve üzeri için 279 YTL vergi ödenecek. Koltuk sayısı 36-45 arasında değişen otobüslerde söz konusu yaş dilimlerine göre vergi tutarı sırasıyla bin 409 YTL, bin 197 YTL ve 561 YTL olarak uygulanacak.

YAT, KOTRA VE TEKNELER

Üç yaşına kadar olan yat, kotra ve özel teknelerden motor hacmi 10-20 beygir gücü (BG) arasında olanlara her güç birimi başına yıllık 21.15 YTL, 21-50 BG arasındakilere 28.20 YTL, 51-100 BG olanlara 35.26 YTL, 101-150 BG arasındakilere 42.31 YTL, 151 BG ve üzerindekilere 63.48 YTL vergi ödenecek.
Beygir gücü başına ödenecek vergi tutarı motor silindir hacmi en küçük ve 16 yaşın üzerindekilerde 2.79 YTL’ye kadar düşüyor.

UÇAK VE HELİKOPTERLER

Uçak ve helikopterlerden de azami kalkış ağırlığı ve yaşlarına göre alınan motorlu taşıtlar vergisi miktarları yüzde 7,2 oranında artırılarak yeniden belirlendi. Kalkış ağırlığı 1150 kiloya kadar ve 1-3 yaşında olanlar için 7 bin YTL olan vergi, kalkış ağırlığı 20 bin kilodan fazla olanlar için 28 bin 218 YTL’ye kadar yükseliyor.

Muayene Harçları Artıyor...

2008 yılında araç muayenelerinde alınacak harç tutarları, Gelir İdaresi Başkanı Mehmet Akif Ulusoy imzasıyla yayımlanan sirkülerle yeniden belirlendi.

Buna göre, otomobil, minibüs, kamyonet, özel amaçlı taşıt, arazi taşıtı, römork ve yarı römorkun teknik muayene harcı için yeni yılda 103,8 YTL yerine 110,9 YTL, traktör, motosiklet ve motorlu bisiklet için de 54,2 YTL yerine 57,8 YTL ödenecek.

Halen 138 YTL olan otobüs, kamyon, çekici ve tanker muayene harcı ise 1 Ocak 2008'den itibaren 147,5 YTL olarak uygulanacak.

Mevzuat uyarınca muayene ücreti, muayene süresi geçirilen her ay için yetki verilen gerçek veya tüzel kişi ya da alt işleticiler tarafından yüzde 5 fazlasıyla tahsil edilecek. Ay kesirleri de tam ay olarak hesaplanacak. Ancak söz konusu hüküm, vergi dairelerince yapılacak harç tahsilatı sırasında dikkate alınmayacak.

BMW X6; Dünyanın İlk Sports Activity Coupé Aracı...

Dinamik tasarım ve yenilikçi teknolojilerin otomotiv sektöründeki öncüsü BMW, dünyanın ilk Sportif Aktivite Coupe`siyle yeni bir segment yaratıyor. BMW X ailesinin son üyesi X6 SAC (Sports Activity Coupe) segmentinde, SAV`ın konfor ve cömertliğiyle büyük bir coupe`nin dinamizmini birleştiriyor.


BMW X ailesinin son modeli olan X6, markanın ürün gamını geliştirmekle birlikte otomotiv sektöründe de yepyeni bir segmentin temellerini atıyor. Sports Activity Coupe segmentinde bulunan X6 spor otomobilin etkileyici performansına, SAV`ın rahatlığını, konforunu ve büyük bir coupe`nin atletikliğini ekleyen muhteşem bir tasarıma sahip.

Yeni BMW X6 ile BMW, X ailesinin en sportif ve çevik temsilcisini sunuyor. Coupe otomobillerin alışılmış dinamikliğine ve zarafetine sahip X6 kuvvetli, sert hatlarıyla da görsel bir zenginlik sunuyor. BMW`nin dinamik tasarım anlayışının son göstergesi olan X6 hangi açıdan bakılırsa bakılsın kendisini izleyenleri büyülüyor. BMW X6`ya yandan bakıldığında tipik zarif bir coupe`nin özellikleri dikkatleri çekiyor. Tavan çizgisi bagaja doğru yumuşak bir geçişe sahip ve bu geçişle birlikte X6`nın silueti daha etkileyici bir çizgiye kavuşuyor.

BMW X6`nın yeni bir segment yaratan farklılıkları sadece tasarımla sınırlı değil. Dinamizmi ve çevikliği X6`nın yadsınamaz ve rakipsiz artılarını oluşturuyor. X6`nın sürüş dinamiklerinin kaynağı da BMW`nin yeni geliştirmiş olduğu yürüyen aksam sistemi. X6 standart olarak Dinamik Performans Kontrolü`nü sunuyor.

Yeni BMW X6 ile sürüş keyfini ve çevikliği bugüne kadar görülmemiş bir boyuta taşıyan, yeni yürüyen aksam sisteminin ilk otomobil üreticisi olarak BMW; bu boyutlardaki bir araçta standart olarak Dinamik Performans Kontrolü sunuyor. X6`nın kullanımını kolaylaştıran Dinamik Performans Kontrolü`nde kuvvet arka aksta kademeleri olarak iki lastik arasında dengeleniyor ve bu özellik X6`nın viraj içlerindeki performansını ve yol tutuş dinamiklerini arttırıyor.

Coupe keyfine ve sürüş özelliklerine bütünüyle sahip olan X6 klasik coupelerin bir adım önüne geçiyor. Gerek iç mekanı gerekse lüks donanımlarıyla rakipsiz bir coupe olan X6, özellikle arka koltukta oturan yolcuların sürüşten maksimum keyif almalarını sağlayacak bir oturma düzenine sahip. Arkada bulunan sportif koltuklar ile yolcuların yoldan sürücü kadar keyif alması amaçlanıyor.

Yine arka koltuklarda geniş diz ve baş mesafeleri BMW X6 ile uzun yolları keyifli yolculuklara dönüştürüyor. Oldukça geniş bir iç mekana sahip olan X6`nın bir diğer özelliği de konforlu iç mekanına paralel olarak 570 litrelik bir bagaj hacmi sunuyor olması.

Dünyanın en performanslı ve dinamik güç makinelerini üreten BMW, verimli ve yenilikçi motorlarla öncülüğünü gösteriyor. BMW X6`da kullandığı yeni 4.4 litrelik V8 motorla teknolojide yeni bir sayfa açıyor. Bu yeni teknolojili V8 motorda Yüksek Hassasiyetli Enjeksiyon ile Twin Turbo teknolojisi ilk kez birlikte kullanılıyor. Bu iki teknolojinin harmanlanmasından oluşan maksimum sürüş keyfine 407 bg güç ve 1.750 ile 4.500 dev/dak arasında 600 NM`lik tork değerleri ekleniyor. Bunun yanısıra dönme direnci azaltılmış lastikler, fren enerji desteği ve hava kapakçığı kumandası gibi BMW EfficientDynamics önlemleri sayesinde BMW X6, düşük yakıt tüketimi ve C02 emisyon değerleriyle hayranlık uyandırıyor.

X6 xDrive50i yüksek performansı ve boyutlarına göre 12,5 lt/100 km`lik yakıt tüketim oranlarıyla tutumluluğunu gösteriyor ve sınıfının en başarılı Coupe`si unvanını alıyor. BMW X6`nın bir diğer seçeneği olan 3,0 lt`lik sıralı altı silindirli benzinli xDrive 35i modeli, Yüksek Hassasiyetli Enjeksiyon ve Twin Turbo teknolojilisiyle BMW`nin "Verimli Dinamizm" felsefesinin en iyi örneklerinden birini oluşturuyor. 306 bg güç üreten altı silindirli motoruyla xDrive 35i, sınıfının en kuvvetlisi durumunda. Yüksek verim ve dinamizminin karşısında 10,9 lt/100 km`lik yakıt tüketim değerleri X6`nın başarısının anahtarı.

BMW X6`nın dizel motor seçenekli versiyonlarından biri olan X6 xDrive 35d`de yenilikçi değişken Twin Turbo teknolojisi kullanılıyor. 3.0 litrelik motoruyla 100 km`de ortalama 8,3 lt yakıta ihtiyaç duyan xDrive 35d`nin 0-100 km sprinti için sadece 6,9 saniye yeterli oluyor.

Dizel motor seçenekli X6 modelleri arasında başlangıç seviyesini oluşturan 3.0 litrelik X6 xDrive 30d Common Rail Enjeksiyon teknolojisi ve turboşarj ile 235 bg güç ve 520 NM`lik tork üretiyor. xDrive 30d`nin 8,2 lt/100 km`lik yakıt tüketim oranları da dizelin düşük yakıt tüketimiyle BMW motorlarının performansının buluşmasını oluşturuyor. X6 modellerinin ortalama CO2 emisyon oranları 217-299 gr/km olarak değişiyor.

26 Aralık 2007 Çarşamba

Renault; Grand Tour'da Geri Sayım Başladı...

1990 yılında yapılan lansmanından beri 9 milyondan fazla üretimiyle dünya çapında bir başarıya imza atan Clio, Renault Kontrat 2009 kapsamında Grand Tour versiyonunu da satışa sunuyor.

Küçük otomobil sınıfının başarılı temsilcisi Clio, Grand Tour versiyonuyla station wagon anlayışına da yenilik getiriyor. Bugüne kadar 80 milyon yatırım yapılan Grand Tour Bursa’daki Oyak Renault Fabrikaları’nda üretiliyor. 21 Aralık 2007 tarihinden itibaren İtalya’da satışa çıkan Grand Tour, Ocak ve Şubat aylarında Batı Avrupa ülkelerinde ve yılın ilk yarısında Türkiye pazarında olacak.


Büyük iç hacim
Clio Grand Tour, hatchback versiyona göre çok farklı özelliklere sahip. Dinamik dizayn ile geniş yükleme hacmini bir arada sunan Grand Tour, pazarın en kompakt araçlarından biri (uzunluk 4.202 mm). Ön koltuklarda omuz genişliği 1.380 mm, arka koltuklarda ise 1.343 mm. Arka koltuklarda, büyük oturma alanı (866 mm) ve geniş diz boşluğu (162 mm) sayesinde Clio Grand Tour, Avrupa nüfusunun yüzde 95’ine tekabül eden boyu 1,88 m’ye kadar olan kişilerin koltuklarında rahatlıkla seyahat etmesine olanak sağlıyor. Clio’nun bilinen çizgilerini koruyan bu model, üzerinde aerodinamik bir tavan siperi bulunan eğik arka bagaj kapısı ve profil tavan çubukları ile keyifl bir hobi aracı olacağının ilk görsel sinyallerini de veriyor. 439 dm3‘lük (Clio’ya kıyasla +%50) geniş yükleme hacmi ile açık hava aktiviteleri, sportif amaçlar ve geniş ailelerin çeşitli ihtiyaçlarını karşılamak için çok iyi bir seçenek olması beklenen Clio Grand Tour; 1/3 – 2/3 oranında katlanabilir arka koltukları sayesinde, tavana kadar 1.277 dm3‘e (hatchback’a kıyasla +239 dm3) ulaşabiliyor.

Akıcı ve dinamik tasarım
Pazarın en kompakt araçlarından biri olan Clio Grand Tour, hatchback versiyonun dingil aralığını (2 575 mm) aynen alırken, daha uzun bir arka dingil çıkıntısına (Clio’ya kıyasla + 216 mm) sahip. Genel tasarımla başarılı şekilde bütünleşen eğik arka bagaj kapısı, üçüncü yan cam sayesinde büyüyen camlı yüzeyi ile dinamizm ve sürüş keyfini çağrıştırıyor. Arka camın özenli çizimi, üzerinde aerodinamik bir tavan siperliği bulunan eğik arka bagaj kapısı ve profil tavan çubukları (versiyonlara göre siyah veya kromajlı) Clio Grand Tour’u kesinlikle bir keyif ve hobi aracı haline getiryor. Opsiyon olarak, camlar ve arka cam daha koyu renkli olarak tercih edilebiliyor. Ön bölümün canlı, güçlü ve prestijli görüntüsü Clio ailesine sadık kalarak 15 ve 16 inç alüminyum jantlarla güçlendirilebiliyor.(opsiyon olarak)

« Touch Design » tasarımı ile ilgili çalışmalardan esinlenen Clio Grand Tour kabini yolculara, B segmentinde ender görülen bir rahatlık ve seçkinlik hissi veriyor. Torpido paneli ve orta konsolun çizgileri yumuşak ve akıcı kavisleriyle dikkat çekerken Squash topu şeklindeki yumuşak dokunma hissi veren havalandırma kumandalarının kullanımı çok kolay. Gösterge tablosundaki okunaklı sayaç ve kadranlar, farklı konumdaki radyo-teyp ekranı gibi detaylar ön konsolda dikkat çeken detaylar olarak sıralanabilir. Grand Tour’da geniş alan ve konfor hissi açık havada yol almayı sağlayan elektrikli panoramik açılır tavanla daha da arttırılıyor. Cömert boyutlu (uzunluk 1,29 m ve 0,86 m genişlik) açılır tavan biri hareketli önde, diğeri sabit arkada olmak üzere aynı hizada iki panodan oluşuyor ve tek dokunuşlu elektrikli döner kumanda butonu ile açılıp kapanıyor.

Güçlü ve ekonomik motorlar
Grand Tour, Clio’dan alınan dingil takımları sayesinde konforlu ve keyifli bir yolculuk sunarken performans ve yakıt tüketiminde de son derece etkili motorlar kullanıyor. Renault-Nissan İttifakı’nın B platformunda geliştirilen Clio Grand üç benzinli (1.2 16 v 75 ve 80 bg, TCE 100 bg ve 1.6 16v 110 bg) ve üç dizel motor (1.5 dCi 70 bg, 85 bg ve 105 bg partikül filtresi ile kullanıma hazır) seçeneğiyle tüketicilerin beğenisine sunuluyor. Euro NCAP’tan beş yıldız alan Clio Hatchback gibi Grand Tour da güvenlik konusunda Renault’nun tüm deneyim ve bilgi birikiminden yararlanıyor.

Renault 2009 Kontratı çerçevesinde üretilecek olan Grand Tour, Mégane II Sedan, Symbol ve Clio’dan sonra Bursa fabrikasında üretilen dördüncü model oluyor.

Gran Tourismo 5 Klasik Corvette 1960 İle Geliyor...

Sony oyun konsollarının efsane oyunu Gran Turismo (GT) ilk olarak 1997 yılında Playstation 1'e çıkmıştı. Serinin en yeni üyesi Gran Turismo 5 Prologue, E3 2007 etkinliğinde görücüye çıktı. Yayınlanan oyun videosunda yer alan Ferrari F430, GT tarihinde ilk defa bir Ferrari'nin kullanılacağına işaret ediyor. Gran Turismo 5 Prologue, GT 5'in mini sürümü olacakken GT 5'in 2008 bahar aylarına yetişmesi bekleniyor. Gran Turismo 5 Prologue getirilerinden birisi çoklu oyuncuyla online oynanabilirliği olacak.





25 Aralık 2007 Salı

2008 Mitsubishi Lancer RalliArt...

Herkes yeni Lancer EVO X’e odaklanmışken Mitsubishi Avrupa, 2008 Lancer Ralliart’ı resmi olarak duyurdu.


Mitsubishi henüz açıklamasa da Lancer Ralliart, dört kapılı Lancer üzerine veya Cenevre fuarında tanıtılacak olan 5 kapılı hatchback versiyon üzerine inşa edilecek. (Fotoğraf: 2005 Lancer Concept Sportback)

Lancer Ralliart, EVO X’in 240 HP güce sahip yeni 2.0 lt (Çift Valfli VVT), turbo motoru ile donatılacak. Ayrıca Mitsubishi’nin 6 ileri çift kavramalı SST şanzımanı da Lancer Ralliart da bulunacak. Aktif Sapma Kontrolü (Active Yaw Control) ve Aktif Merkezi Diferansiyel (Active Centre Differential ) ile işbirliği içinde çalışan sürekli dört çeker sistemi 4WD de Lancer Ralliart’da kullanılacak.

Eğer Mitsubishi fiyatlama hususunda farklı bir yol izlemezse Lancer Ralliart Subaru Impreza WRX, VW Golf GTI, Opel Astra OPC, Honda Civic Type-R, Renault Megane RS gibi modellerle yarışacak.

Mitsubishi Avrupa’ya göre, Ralliart, alüminyum motor kaputu, Recaro ön koltukları, kumandalı vites sistemine sahip sportif direksiyonu ve Ralliart radyatör ızgarası ile gibi görsel farklılıklarla da diğer Lancer modellerinden ayrılıyor.

Yıldız Savaşları Şimdilik Bitti...

Geniş aile otomobilleri kategorisinde Euro NCAP testine giren üç otomobil de beş yıldız almayı başardı. Merdeces C, Renault Laguna ve Volvo V70 beklentileri boşa çıkarmazken, Honda Civic dört yıldızda kaldı.

Güvenlik denince akla Gelen Volvo, station wagon modeli V70 ile lüks ve konforun simgesi Mercedes, en çok satan modellerinden biri oaln C serisi ile beş yıldız almayı Euro NCAP’ten beş yıldız almayı başarırken merakla beklenen Renault Laguna çarpışma testi de beş yıldız ile sona erdi.

Konforunun yanı sıra güvenliğe verdiği önem ile de bilinen Mercedes’in C sınıfı önden ve yandan çarpmalarda beklendiği gibi beş yıldız almayı başarırken çocuk koruma testinden başarılı olamadı. Ön tarafta çocuk koltuğu konduğunda hava yastığını iptal eden sistem Mercedes’te opsiyonel olarak sunulurken ISOFIX bağlantı noktalarının çok açık olarak görülmediği tespit edildi. Yaya koruma testi ise ancak iki yıldız ile sonuçlandı.

Volvo V70 önden ve yandan çarpmalarda Mercedes’ten iki puan almasına rağmen (34) beş yıldızı almasını bildi. Çocuk korumasında bir çok başarılı otomobil gibi beş yıldız üzerinden dört yıldız almayı beceren V70, yaya korumasında 16 puan ile iki yıldız alarak sınıfta kaldı.

Ülkemizde de çok iligi çeken Renault Laguna’nın yeni versiyonu Euro NCAP testinden de başarı ile geçti. Önden ve yandan çarpmalarda beş yıldız almayı başarırken çocuk korumasında topladığı 41 puan ve dört yıldız ile alkışı hak etti. Yaya korumasında ise Mercedes C serisinden sonra en düşük puanı (10) alan Laguna iki yıldızı geçemedi.

Rakiplerinin bazıları beş yıldızı kapıp caka satarken bu Civic için hiç iyi olmadı. Önden ve yandan çarpışma testlerinde ancak dört yıldız alan Civic, çocuk korumasından dört yıldız aldı. Yaya güvenliğinde ise biraz daha başarılı sonuçlar elde eden Civic dört yıldız ürerinden üç aldı.

Önden ve yandan çarpma testlerinde hava yastığı sürücünün başının direksiyon simidine vurmasını önleyemediği için eksi puanlar alan Civic, rakiplerinin eline önemli bir koz vermiş oldu. Fakat çarpışma esnasında ön konsoldaki diğer malzemeler sabit kalmayı başarabildi.

Ayrıca; bu hafta yapılan Euro NCAP testlerinde ne kadar güvenli olduğunu ispatlamaya çalışan mini sınıfın yeni otomobilleri beklendiği gibiydiler.

Mazda 2 önden ve yandan çarpışma testlerinde son derece başarılı olarak 5 yıldız almayı başardı. Çocuk korumasında da dört yıldız alan Mazda 2, bazı kompakt sınıf araçlardan bile başarılıydı. Yaya koruma testi ise birçok marka ve modelde olduğu gibi Mazda 2’de başarısızlıkla sonuçlandı ve dört yıldız üzerinden ancak iki yıldız alınabildi.

Kübik tasarımıyla dikkatleri üzerine çeken Daihatsu Materia’nın Euro NCAP testi merakla bekleniyordu. Test sonucunda Materia beklentileri boşa çıkarmadı. Önden ve yandan çarpışma testlerinde dört yıldız alan çocuk testinden 5 yıldız üzerinden ancak üç yıldız alabildi. Yaya koruma testinde ise iki yıldızda kaldı.

24 Aralık 2007 Pazartesi

2008 Land Rover LRX Consept...

Cesur tasarım anlayışı ve teknolojik gelişimlerini konfor ve performans ile birleştiren, SUV araç efsanesi Land Rover, premium ve kompakt segmente yeni bir soluk getirmesi beklenen 3 kapılı LRX Konseptini ocak ayında düzenlenecek Detroit Motor Show’da sergiliyor.

Land Rover’ın teknoloji ve gelişim konularındaki öncülüğünün son göstergesi Ocak ayındaki Detroit Motor Show’da sergilenecek olan Land Rover LRX Concept olacak. Detaylara gösterilen önem, hafif malzeme ve teknolojinin son yeniliklerini barındıran Land Rover LRX Concept’in otomobilseverlerle buluşacağı adres olacak Detroit Motor Show, Land Rover’ın 60. yıl kutlamalarının da ilk durağı olurken, 3 kapılı LRX değişen dünyanın ihtiyaçlarını karşılayacağı bir konsept olacak.

LRX Concept, markanın öz değerlerine sadık kalırken, pazarın yeni alanlarına doğru atılımcı bir değişikliği gösteren, cesur bir Land Rover tasarımı. Land Rover’ın Genel Müdürü Phil Popham “Araçlarımızın çekiciliğiyle ilgili ne kadar rahatsak, sürdürülebilirlik konusunda da o kadar ciddiyiz. LRX Concept bu mesajı veriyor. LRX, her bakımdan bir Land Rover’dır ama çok farklı bir Land Rover’dır” diyerek LRX Concept ile ilgili düşüncelerini aktarıyor. LRX özellikle müşteri beklentilerini ölçmek ve Land Rover’ın yenilikçi düşüncesini geliştirmek amacıyla tasarlanmış bir çevre dostu cross- coupe özelliğindedir. Land Rover’ın değişen dünyanın şartlarına uyumunun en açık göstergesi olacak LRX, sınıfının en temiz araçlarından biri olacak ve markanın yeniliklere ve çevresel değişikliklere olan duyarlılığını yansıtacak. Popham “LRX, markanın müşteri beklentilerine olan duyarlılığını ve değerlendirmelerin yansımalarını irdeleme şansı verecek” diyerek LRX’in markanın gelecek planlarındaki yerini ifade ediyor.







Sır Perdesi Aralanıyor; Yeni Subaru Forester...

2009 Subaru Forester’in örtüsü tamamen kalktı. Gelecek ay yapılacak olan Detroit Fuarı’nda sergilenecek olan Subaru’nun SUV’u 2009 model Forester, bilinen dinamiklerini aynen koruyor.


Tamamen yenilenen Forester, bol ödüllü selefinin üzerine güvenlik, emniyet ve çok yönlülüğü de ekleyerek yoluna 2009 model olarak devam ediyor. Yeni Forester, daha çok güvenlik teknolojilerine, dinamik sürüşe, yüksek düzeyde konfor ve şıklığa odaklanmış bulunuyor.

2009 Forester şimdi çok daha cesur, daha çok SUV özelliklerine sahip bir tasarıma sahip olurken 22,6 cm’lik yerden yüksekliği ile her türlü araziye de uygun bir araç. Diğer ölçüleri selefiyle hemen hemen aynı olan yeni Forester’in 91 mm büyüyen dingil açıklığı (2616 mm) ise kompakt görünümün korunmasına yardımcı oluyor. Bu ölçüler daha geniş bir kabin hacmine ve selefindeki gibi yüksek bir oturuş pozisyonuna ve aynı zamanda konforlu ve kullanışlı bir iç hacme işaret ediyor.

Forester’i sağlamlaştırmak amacıyla güçlü bir gövdeyi destekleyen tamamen yeni bir platform kullanılmış. Çift kollu arka süspansiyonlar, sürüş ve yol tutuşu daha da arttırırken sürekli dört çeker sistemi ve Subaru’nun “Dinamik Şasi Kontrol” sistemi (Subaru DC3) sayesinde dengeli ve zamanında tepkiler verebilen bir çekiş sağlanmış. Tüm Forester modellerinde yan perde hava yastıkları, takla sensörleri ve Araç Dinamik Kontrol (VDC) standart olarak sunuluyor. Manuel vitesli versiyonlarda, eğimli yollarda aracın geri kaymasını önleyen “Incline Start Assist” özelliği de standart olarak bulunuyor.
Yeni çift dikişli koltuk kumaşları ve yüksek kaliteli plastik malzemeler 2009 Forester’in iç mekânında kalitenin daha da arttığına işaret ediyor Önceden de olduğu gibi geniş bir donanım seçeneğine sahip olan Forester’de ileri düzeydeki ses sistemine ilaveten bir de navigasyon sistemi bulunuyor. 2009 Forester’da XM® veya SIRIUS® uydu radyosu için hazırlanmış kablo sistemi ve iPod® veya MP3 player kullanımı için soketler de standart olarak bulunuyor.

Yeni Forester biri 2.5 litre turbo şarjlı olmak üzere iki farklı motor ile donatılmış. Her iki motor da hem hızlı tepkiler verebiliyor hem de yakıt tüketiminde olabildiğince cimri.

22 Aralık 2007 Cumartesi

Otomobil'de Yeni Yıl Kampanyaları...

Yeni yılı karşılamamıza tam bir hafta kala otomotiv firmalarının kampanyaları tam gaz devam ediyor. Bir araç almayı düşünenler, bu haftayı iyi değerlendirmeli. Bütün bir yıl boyunca satışlarını kampanya desteğiyle ayakta tutmaya çalışan firmalar, 2008’e girmeden önce eşi benzeri görülmemiş indirimlere gidiyor. Fiyatların bu noktadan daha düşük bir yere gelmesini beklemek hayalcilik olur gibi. Tabi, benzer şeyleri faiz açısından söylemek o kadar da kolay değil. Zira, daha düşük faizleri görmüş olan tüketici alım kararı konusunda halen çekimser davranıyor. Ancak, eğer bir araç almayı düşünüyorsanız, bu haftayı iyi değerlendirmenizi öneririz.

ALFA ROMEO: 147 ve 159 modellerinde, anahtar teslim fiyatlarda bin euro indirimin yanında ücretsiz aksesuar ve donanım seçenekleri sunuluyor.

CHEVROLET: 800 cc’lik Spark, 17 bin 750 YTL’lik anahtar teslimi satış fiyatına sahip. Diğer modellerde de indirimler uygulanıyor.

CITROEN: Tüm binek modellerin yanı sıra Berlingo ve Jumper’da da indirimler, uygun koşullarda kredi imkanı seçenekleri mevcut.

DACIA: Logan MCV’de 2 bin 600YTL’ye varan indirimlerin yanı sıra eski araca bin 600YTL’ye varan takas indirimi sunuluyor.

DAIHATSU: Materia hariç tüm modellerde 7 bin YTL’ye varan indirimler uygulanıyor.

FIAT: Binek modellerde 8 bin YTL’ye varan indirim ve 5 yıl garanti sunuluyor. Fiat Linea’da 2 bin YTL takas indirimi ya da 15 bin YTL kredi için yüzde ‘0’ faiz uygulanıyor.

HONDA: Civic Sedan’da 20 bin YTL için 9 ay vadeli ve yüzde ‘0’ faizli kredi imkenı sunuluyor.

KIA: Tüm modellerde 4 bin YTL’ye varan indirimlerin yanı sıra peşinatsız kredi imkanı ve yüzde 1.28 faiz oranı sunuluyor.

MITSUBISHI: Benzinli Colt’ta peşinatsız ve ayda 670 YTL taksitle ödeme imkanı bulunuyor.

NISSAN: Micra’da “Otomatik Vites Farkı Yok” kampanyası ve tüm Micra modellerinde 2 bin YTL’lik indirim uygulanıyor. Note Dizel’de 30 bin 400 YTL’lik özel lansman fiyatı ve arazi araçlarında “444 Euro’ya 4x4 Kampanyası” da devam ediyor.

OPEL: Corsa’da bin 500 YTL’lik takas desteği bulunurken Essentia 1.2i Twinport modeli kampanyalı olarak 25 bin 111 YTL’lik fiyatla satılıyor. Astra Sedanın fiyatı 30 bin 635 YTL’ye çekilirken ticari araçlarda yakıt desteği kampanyası sürüyor.

PEUGEOT: 206 Sedan Comfort (Klimalı), bin 630 YTL takas indirimiyle 21 bin 990 YTL’den satılıyor. 207’ler bin 250 YTL ek yakıt indirimiyle 24 bin 350 YTL’den satılıyor. 407 Executive Black bin 920 YTL’lik donanım avantajı ve 2 bin 500 YTL yakıt indirimiyle 52 bin 670 YTL’den, Partner Adventure ise 3 bin 330 YTL ek indirimle 30 bin YTL’den satılıyor.

RENAULT: 5 bin YTL’ye varan takas indiriminin yanında peşinatsız ve ilk taksiti de 2008’in nisan ayında ödenen kampanya devam ediyor.

SAAB: 9-3 Linear (1.8i 122 beygir) versiyonu yaklaşık 29 bin 650 eurodan satıyor.

SUZUKI: Modellerde 2 bin YTL’ye varan indirim sunuluyor.

TOYOTA: Tüm modellerde kasko ve uygun kredi seçenekleri devam ediyor. Auris’in 1.6 litrelik benzinli modeli 3 bin 500, 1.4 litrelik dizeli ise 2 bin YTL indirimle satılıyor.

20 Aralık 2007 Perşembe

McLaren Mercedes; Suçluyuz Herkesten Özür Diliyoruz...

Formula 1 Dünya Şampiyonası’nın 2007 sezonu tarihe adeta kara bir leke olarak geçti. Ferrari ve McLaren Mercedes takımları arasında yaşanan casusluk skandalı oldukça çekişmeli geçen şampiyonanın bir anda tüm heyecanını kaybetmesine neden oldu. McLaren Mercedes tarafından Ferrari’ye ait bilgilerin kullanıldığının ortaya çıkması gündeme bomba gibi oturdu. Bu olayın ortaya çıkmasının ardından McLaren Mercedes Takımı, 100 milyon dolar ceza almasının ardından Markalar Şampiyonası’ndaki tüm puanları da silinerek cezalandırıldı.

Yaşanan bu olayın Formula 1’in tüm çekişmesini bir anda söndürdüğü de herkes tarafından kabul edilmemiş olsa da açıkça ortadaydı. Bazı kesimse heyecanın bu olaydan sonra daha da arttığını ve Formula 1’in nefes kesen bir hal aldığını düşünüyordu. Oysa durum sadece bir takımın birinden bilgi kullanması değil, heyecanın bitmesiydi. Biz hala bu cezanın sezon sonunda açıklanmasını isteyen tarafta yer alıyoruz. Çünkü bu durumda yine McLaren Mercedes cezasını alacaktı ama sezonun keyfi kaçmadan 2007 yılına veda edecektik.

HERKESTEN ÖZÜR DİLİYORUZ

Sezonun en keyifli yarışlarının start alacağı böylesine önemli bir dönemde patlak veren bu olayın ardından Formula 1 Dünya Şampiyonası’nda 2007 sezonu Ferrari’nin hakimiyetinde tamamlandı. Fakat yaşanan bu olay sonucunda hiç memnun olmayan ve taraftar kitlesine de bir açıklama borcu olduğu düşünülen McLaren Mercedes cephesi bugüne kadar sessizliğini koruyordu. Fakat McLaren Mercedes cephesinden geçtiğimiz hafta çok önemli bir açıklama geldi. Takım tarafından yapılan yazılı açıklamada Formula 1 ile ilgili herkesten özür dilendi. McLaren Mercedes cephesinden yapılan açıklamaya göre bilgilerin bu kadar yayılmasının en büyük üzüntüleri olduğu dile getirildi. Bilgilerin tahmin edilenden daha ciddi bir şekilde kullanıldığının belirtildiği açıklamada McLaren Mercedes herkesten özür diledi. Açıklamada, öncelikle Formula 1 dünyası başta olmak üzere, FIA, Ferrari, Formula 1 takım taraftarlarından basın yoluyla ve yazılı bir şekilde özür dilendiği belirtildi.

Aslına bakarsanız McLaren Mercedes Takımı’nın 2008 sezonundaki geleceği de hala belirsizliğini koruyor. Çünkü takımın yeni otomobili de FIA tarafından incelenecek ve içeriğinde Ferrari’ye ait bilgi olup olmadığına bakılacak. İşte bu konu hakkında da McLaren Mercedes cephesinden bir açıklama daha geldi. Yapılan açıklamada 2008 yılına ait hazırlıkların üzerinde büyük bir titizlikle durulduğuna da değinildi. Kopyalanan bilgilerin 2008 yılında kullanılacak araçta da yer alacağı düşüncelerini ortadan kaldırmak içinse McLaren Mercedes yetkilileri geliştirme aşamasında olduğu bazı detayları da durdurmayı teklif etti. Ancak durum ne olursa olsun McLaren Mercedes Takımı’nın 2008 yılında kullanacağı otomobil şubat ayında FIA yetkilileri tarafından incelenecek. Eğer Ferrari’nin bilgilerine dair bir iz bulunursa iddialara göre McLaren Mercedes Takımı’nın 2008 yılında yarışamaması gibi bir ihtimal bile bulunuyor.

YAŞANANLAR UNUTULMALI

McLaren Mercedes cephesi tarafından yapılan açıklamada gelişmelerin bir daha bu tip bir olayın yaşanmaması üzerine odaklanılacağına da değiniliyor. Takım tarafından açıklanan bu özür bildirgesi gerçekten de çok büyük önem taşıyor. McLaren Mercedes yetkilileri tarafından yapılan açıklamada aynı zamanda yaşanan bu olayları unutarak 2008 yılına odaklanılması istediği de dile getiriliyor. Bize göre ise 2008 sezonunda bu olayın unutulması çok büyük bir başka olay olmadığı sürece pekte mümkün olmayacak gibi görünüyor. Çünkü Formula 1 tutkunları arasında bu tip konuşmalar sürekli olarak devam edecek. Kimileri McLaren Mercedes’in kazandığı bir yarışın ardından o da bir Ferrari diyecek, kimileri ise geçtiğimiz yıl olduğu gibi Formula 1’deki bütün takımların Ferrari’den bilgi aldığını söyleyecek. Umarız biz tam tersini düşünüyoruzdur.

Alonso: Pistten çok pist dışı iniş çıkışlıydı

Uluslararası Otomobil Federasyonu (FIA) tarafından düzenlenen geleneksel ödül töreni yine oldukça görkemli anlara sahne oldu. Monako’da düzenlenen törenle birlikte 2007 yılını başarı ile kapatan takımlar ve pilotlar ödüllerini almış oldu. Ferrari ile yarıştığı ilk yılda önemli bir başarı elde ederek sezonu şampiyon olarak tamamlayan Kimi Raikkonen geceye damgasını vuran isim oldu. Dünya Ralli Şampiyonası arenasında arka arkaya dördüncü şampiyonluğuna imza atan Sebastien Loeb ise gecenin bir başka önemli ismi oldu. Ödül töreni sırasında bir açıklama yapan Fernando Alonso ise geçtiğimiz sezonda pistten daha çok pist dışında yolların biraz daha inişli çıkışlı olduğunu söyledi. Böylelikle İspanyol pilot yaptığı bu açıklama ile McLaren Mercedes Takımı’ndan ayrılma nedenini açıkça söylemiş oldu. Alonso bilindiği gibi 2007 sezonunda McLaren Mercedes Takımı’nın Lewis Hamilton’a daha fazla destek olduğunu dile getirmişti. Sezon boyunca otomobilinin her türlü rekabete girmesinden dolayı oldukça memnun olduğunu da dile getiren Alonso takımının bu açıdan bakıldığında ise gerçekten de çok iyi bir iş çıkardığını düşündüğünü de sözlerine ekledi.

BMW'den Satış Rekoru...

2007 yılının son günlerine geldiğimiz şu dönemde, BMW Group yılı rekor satış ile bitirmeye çok yaklaştı. Bu yıl Kasım sonuna kadar, toplam 1,347,998 adet BMW, MINI ve Rolls-Royce, müşterilere teslim edildi.

BMW Group 2007’de satış rekoru kırmak üzere. 2007 yılının Kasım ayı sonuna kadar toplam BMW, MINI ve Rolls-Royce perakende satış adeti 1,347,998’e ulaşarak rekor düzeye geldi. Geçen yıl aynı dönemde toplam satış 1,244,778 adetti ve bu 103.220 adetlik artış BMW Group’un 2007’yi bir önceki yıla göre yaklaşık %8.3’lük bir satış başarısıyla kapattığı anlamına geliyor. 2006 yılında 12 aylık dönemde BMW Group’un toplam satış adedi 1,373,926 iken bu yıl 11 aylık dönemde bu rakama ulaşılması BMW Group’un başarısını da ispat ediyor.

Kasım 2007’de BMW Group otomobil satışlarını bir önceki yıla oranla %13.2 arttırarak 129,460 adete ulaştı. (geçen yıl: 114,331).

BMW marka otomobil satışları Kasım sonuna kadar 1,145,101 adede ulaştı.
(geçen yıl: 1,070,054, + 7.0%). Söz konusu ayda, 110,247 (geçen yıl: 100,839, +9.3%) adet BMW otomobil satıldı. Kasım satışlarının %40’ını oluşturan BMW 3 Serisi, yine en fazla satılan model ünvanını korudu. BMW 3 Serisi Coupé satışlarında 7,913 adetle büyük bir başarı yakalandı. (geçen yıl: 7,207, +9.8%).
Özellikle BMW 3 Serisi Cabrio 4,569 adetle büyük bir artış yakaladı. (geçen yıl: 1,477, +209.3%). Kasım satışlarının önemli bir kısmı da 20,484 adetle BMW 5 Serisi’nde (geçen yıl: 20,453, +0.2%) ve 16,639 adetle BMW 1 Serisi’nde (geçen yıl: 11,473, +45.0%) oldu. BMW satışlarındaki en yüksek büyüme 12,744 araçla (geçen yıl: 5,269 /+141.9%) Yeni X5’te oldu. ABD’deki Spartanburg BMW fabrikasında üretilen X5, lansmanının üzerinden geçen bir yıllık süre içerisinde toplam 100.000 barajını aştı.

BMW AG Satış ve Pazarlama’dan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Stefan Krause “Rekabetçi piyasa şartlarına rağmen, 2007 hedefimize doğru hızla ilerliyoruz. BMW Group olarak, istediğimiz satış rakamlarına ulaşacağımızdan hiç şüphe duymuyoruz” dedi.

MINI Clubman’in üstün başarısı

2007 yılında oldukça iyi satış rakamları yakalayan MINI de artan talebin ve yeniliklerinin meyvelerini topluyor. MINI’de kasım sonuna kadar müşteriye temsil edilen araç sayısı %16,1’lik artışla 202,076’ya yükseldi. (geçen yıl: 174,082).
Bu da, yılın ilk 11 ayında satılan MINI sayısının, MINI’nin satış rekorunu kırdığı 2005 yılından (200,400 araç) daha fazla olduğunu gösteriyor. Kasımda, 19,078 (geçen yıl: 13,402) adet MINI müşterilere teslim edildi. Bu sayı geçen yılın kasım ayına göre, %42.4’lük bir artış anlamına geliyor.

MINI ailesinin yeni üyesi Clubman, MINI satışlarının artışına başarılı bir şekilde katkıda bulundu. Lansman safhasında bile, bu yeni otomobil müşterilerin oldukça ilgisini çekti. Birkaç hafta içinde 2,142 alıcı MINI Clubman’i tercih etti. Modelin Kuzey Amerika (16 Şubat 2008) ve Asya’da ( 2008 ilkbahar) satışa başlanmasının ardından MINI satışlarına olumlu katkılar yapması bekleniyor. 2008’de, her 5 MINI’den birinin Clubman olması öngörülüyor.

Rolls-Royce, Kasım sonuna kadar olan dönemdeki satışlarını %27.9’luk bir artışla toplam 821’e yükseltti. Kasım’da 135 otomobil müşterilere teslim edildi (geçen yıl: 90, +50.0%).

Motosiklet segmentinde, Kasım 2007 sonuna kadar olan dönemdeki satışlar 95,663’e (geçen yıl: 92,605, +3.3%) yükseldi. Kasım’da, müşterilere teslim edilen BMW motosikletlerin sayısı 5,980’e (geçen yıl: 6,354, -5.9%)

19 Aralık 2007 Çarşamba

Trafikte Ayrıcalığa Son...

Başbakanlık’ın talimatı üzerine polis, trafikte, direksiyonun başındaki herkes hakkında "sürücü" olarak işlem yapacak. Böylece milletvekilleri, diplomatlar hakim ve savcılar da kuralları ihlal etmeleri halinde ceza ödeyecekler.

TRAFİKTE, milletvekilleri, diplomatlar, hakim ve savcıların, kural ihlali yapmaları durumunda verilen cezalar artık müeyyidesiz kalmayacak. Başbakanlık talimatı ile verilen cezaları müeyyidesiz bırakan uygulamaya son verilecek.

İçişleri Bakanı Beşir Atalay, geçtiğimiz günlerde açıkladığı "Trafik güvenliğinde yeni açılımlar, hedefler ve çözümler" isimli projede, kural ihlali yapan sürücülere artık taviz verilmeyeceğini belirtmişti. Projeyi yakından takip eden Başbakan Tayyip Erdoğan, bu ayrıcalığın kaldırılması için çalışma başlatılmasını istedi. Başbakanlık’ta üst düzey bir yetkili Hürriyet’e, "Polis trafikte hata yapan hakim, savcı, milletvekili ve diplomatik koruması olan kişilere ceza uygulayamıyor. AB ve ABD ülkelerinde böyle bir şey yok. Buna son verilecek. Direksiyonun başına oturan, mesleği ne olursa olsun yaptığı hatanın bedelini ödeyecek" dedi.

TALİMAT ULAŞMADI
Emniyet Genel Müdürlüğü yetkilileri ise trafikte ayrıcalığa son verecek uygulama ile ilgili kendilerine henüz bir talimat gelmediğini belirttiler.

BAKANDAN DESTEK
İçişleri Bakanı Beşir Atalay, yaşanan sıkıntı ve bundan sonraki tavır konusunda şu bilgiyi verdi: "Aslında Trafik Yasası’nda kimse için ayrıcalık yok. Sadece, itfaiye, ambulans gibi geçiş üstünlüğü kuralları var. Hákim, savcı ve milletvekilleriyle ilgili husus uygulama ile ilgilidir. Kanundan kaynaklanan bir durum yok. Bir mahkeme kararı söz konusu. Onların cezaları kurumlarına yollanıyor. Ama biz daha titiz bir uygulama istiyoruz. Gerekçemiz de şu: Direksiyona geçen herkes sürücüdür. Uygulamada farklılıklar olabiliyor. Bu polisten de kaynaklanabilir. O yüzden trafik denetimi yapanları da denetliyoruz."

2005 TARİHLİ GENELGE
Atalay’ın sözünü ettiği uygulamadan kaynaklanan sıkıntı bir genelgeye dayanıyor. İçişleri Bakanlığı, TBMM üyeleri, hakim ve savcılar ile diplomatik dokunulmazlığı olan kişilerin, trafik kurallarını ihlal etmeleri halinde "trafik suç veya ceza tutanağı" yerine "tespit tutanağı" düzenlenmesi için 25 Şubat 2005 tarih ve 2005/21 sayılı genelge yayınlamıştı.

MÜEYYİDESİZ KALIYOR
Bu genelgeye dayanarak, bu kişilere, doğrudan ceza yazılamıyor, sadece tutanak düzenleniyor. Bu tutanağın gereği ise kurumlar tarafından ilgiliye rücu ettirilmediği için cezalar büyük ölçüde ödenmiyor ve suç müeyyidesiz kalıyor. Edinilen bilgiye göre tartışmanın yaşandığı yıllar boyunca polis, sadece 100 hakim, savcı ve 12 Yargıtay mensubu için ceza tutanağı düzenledi.

8 KİŞİ CEZA ÖDEDİ
Bu cezaların, Yargıtay üyelerine Yargıtay, hakim ve savcılara ise Adalet Bakanlığı kanalıyla rücu ettirilmesi gerekiyor. Yargıtay yetkilileri, 12 Yargıtay mensubundan 8’inin bu cezaları ödediğini, 2’sinin itirazının kabul edilerek cezasının kaldırıldığını, 2’sinin ise cezalarını ödemesi için tebliğ edildiğini açıkladılar. 100 hakim savcıya kesilen cezaların da kendilerine bildirilip ödetildiği belirtildi.

18 Aralık 2007 Salı

Hintli Tata, 2 milyar dolara Land Rover ve Jaguar’ı alıyor...

İngiliz basınında yer alan haberlere göre, Hindistan’ın en büyük otomotiv şirketi Tata Motors, Land Rover ve Jaguar için 2 milyar doları gözden çıkardı ve Ford’un anlaşma için öne sürdüğü tüm şartları yerine getirme işareti verdi.

Tata’nın anlaşma için 15 bin kişilik İngiliz istihdamının garantisini verdiği de öne sürüldü. Ancak İngiliz basını, İngiltere’deki üretimin yavaş yavaş Hindistan’a kaymasının ise kimseyi şaşırtmaması gerektiğinin altını çizdi.

ZARARINI KAPATACAK: Sunday Times gazetesinin haberinde, Ford’un iki ünlü markanın satışı için Tata’nın teklifini düşündüğü belirtilerek, "Ford İngiliz lüks araç markalarının satışını 2008’den önce tamamlayarak zararını kapayıp Kuzey Amerika’da yeniden yapılanmak istiyor" denildi.

6 MİLYAR DOLARA ALMIŞTI: Ford, iki ünlü markanın satışıyla ilgili olarak daha önce yaptığı açıklamada, "İki firmanın gelecekteki sahiplerinin firmaların geleneklerini koruyacağı konusunda emin olmak istiyoruz. Biz Land Rover ve Jaguar’ın satılmasını Ford ve alıcı firma için stratejik bir hamle olarak görüyoruz" mesajı vermişti. 1992’den sonra sonra tarihindeki en kötü ikinci yılı yaşayan ve 2006’da 12.7 milyar dolar zarar açıklayan Ford, İngiliz lüks otomobil markaları Jaguar ve Land Rover’ı satarak yeniden yapılanmanın planlarını yapıyor. Jaguar’ı 1990’da, Land Rover’ı ise 2000’de 3’er milyar dolara satın alan Ford, Tata’yla anlaşma imzalarsa aldığı rakamın 3’te birine iki ünlü markayı satmış olacak. Ancak Tata’nın iki markanın sahip olduğu borcu da üstleneceği kaydediliyor.

ASTON MARTIN’İ SATTI: İçinde bulunduğu maddi krizi aşmak için martta 924 milyon dolara İngiliz Aston Martin’i satan Amerikan otomotiv devi Ford, kısa bir süre sonra bünyesindeki diğer ünlü İngiliz markaları Land Rover ve Jaguar’ı da satışa sunmuştu. 6 aylık görüşmelerin ardından Ford, iki ünlü marka için en ciddi teklifi veren 3 şirketi belirlemişti. Hintli Tata ve Mahindra ile Amerikan One Equity şirketi, son dönemde Land Rover ve Jaguar’ı almak için yarışırken, satışın yıl sonunda tamamlanacağı açıklanmıştı.

Alfa Romeo 159 Sportwagon satışa çıktı...

İtalyan efsanesi Alfa Romeo, bir stationwagonun sunduğu geniş iç hacmi ve fonksiyonelliği, sportif bir görünümle birleştiren tasarımı Alfa 159 Sportwagon’u Türkiye pazarına sundu. İtalyan stili, performans ve prestiji birleştiren Alfa Romeo 159 Sportwagon, 36,900 Euro’dan başlayan fiyatlarla satışa sunulacak.

İtalyan tasarımı, safkan bir spor otomobilin performansı ve yol tutuşu, prestijli bir station wagon otomobilin esnek, çok yönlü iç mekan kullanımı Alfa Romeo 159 Sportwagon’un ilk göze çarpan özellikleri.

Alfa Romeo 159 Sportwagon’dan sadece 159’un ‘station wagon versiyonu’ olarak bahsetmek sınırlayıcı olacak. Çünkü araç kendi kişiliğine ve ‘Sportwagon’ ifadesiyle başarıyla özetlenen güçlü özelliklere sahip. Yeni model, tavandaki spoiler gibi coupé modellerini hatırlatan ayrıntılarla, akıcı ve aerodinamik hatları birleştiriyor. Aracın iç mekanı, aynı zamanda çok geniş ve pratik bir yükleme hacmi sağlıyor. Alfa Romeo 159 Sportwagon, bir spor otomobilde bulunabilen performans ve dinamizmle yüksek prestijli bir station wagon otomobilde rastlanan boyutlarda bagaj bölmesini, geniş iç hacmi ve fonksiyonelliği bir arada sunuyor.


TASARIMI ÇOK FARKLI

Alfa Romeo Style Centre ve Giorgetto Giugiaro işbirliği ile tasarlanan Alfa Romeo 159 Sportwagon 4.660 mm’lik toplam uzunluğu ile sedan modeliyle aynı boyutlara sahip. Ön farlarından arka tamponuna kadar uzanan akıcı hatların zarif ve şık bir görünüm kazandırdığı aracın genişliği 1.828 mm, yüksekliği 1.425 mm, dingil mesafesi ise 2.700 mm.

Sedan modeli kadar kompakt ve aynı uzunluğa sahip, hiçbir zaman spor bir otomobil olduğunu da unutmayan Alfa Romeo 159 Sportwagon adeta çift kişilikli bir özellik sergiliyor. Station wagon modellerde bulunan ‘ekstra hacmin’ kesinlikle göze çarpmadığı sportif bir otomobil olan Alfa Romeo 159 Sportwagon, boş zamanlarda ya da iş amacıyla kullanılmak üzere, birçok gereksinimi karşılayabilecek şekilde tasarlanan iç mekanla bagaj bölmesini birleştiriyor. Sportiflik ve performanstan taviz vermeyen Alfa Romeo 159 Sportwagon, 1.8 MPI 140 bg ve 1.9 JTS 160 bg benzinli motorların yanısıra, 4 bin devirde 150 bg (110 kW) maksimum güç ve 2 bin devirde 320 Nm (32,6 kgm) tork üreten güçlü 1.9 JTD 16 valfli dizel motor ve otomatik vites seçeneğine sahip. Alfa Romeo 159 Sportwagon 1.9 JTS versiyonu, 0 km/s’den 100 km/s hıza 9,9 saniyede ulaşırken, 210 km/s maksimum hıza sahip.

Bagaj bölmesine erişim, hem yolcu bölmesinden hem de dışarıdan mümkün olmakla birlikte, 445 litrelik mükemmel seviyedeki yükleme hacmine sahip olan aracın karoserinde yapılan bazı değişiklikler, mekanın en üst düzeyde kullanımını sağlıyor. Aracın arka kısmı da geri kalanı ile aynı dili konuşuyor. Alfa Romeo’ya özgü ayrıntılarla sedan modelinin karakteristik özelliklerinin karışımı, Sportwagon’a özgü öğelerle tamamlanıyor. Kompakt yolcu bölmesi gibi tasarım çözümleriyle Alfa Romeo’nun klasik sportif çizgisi bu modelde de korunuyor. Alfa Romeo 159 Sportwagon’da, bir Alfa Romeo’da bulunması istenen şık ve iddialı çizgilerin tümü uyum içinde birbiriyle bütünleşiyor.

İÇİNDEN ÇIKMAK İSTEMEYECEKSİNİZ


Sessiz çalışma, rahat bir iklim ve dinamik bir ferahlık... Alfa Romeo 159 Sportwagon’da, gelişmiş teknolojilerle sağlanan ve otomobilin içinde daha fazla zaman geçirmeyi isteyeceğiniz ideal bir ortam yaratan özellikler. Alfa 159 Sportwagon’un mükemmel izolasyonu sayesinde yüksek hızlarda bile normal ses tonu seviyesinde konuşabilir ve opsiyonel olarak sunulan mükemmel BOSE® Hi-Fi Ses Sistemi tarafından ön bölümdeki hoparlörle sağlanan daha keskin akustik sayesinde yüksek kaliteyle müzik dinleyebilirsiniz. Ayrıca çift ya da üç bölge hava dağıtımı ve sıcaklık kontrolüne sahip klima sistemi, hız sabitleme sistemi, yağmur, buğu, koku, ön ve arka park sensörleri, sesli kontrol ve dahili GSM ahizesiz telefon sistemini içeren Blue&Me opsiyonu, asimetrik katlanabilir arka koltuk, ısıtmalı ön cam silecekleri sayesinde Alfa Romeo 159 Sportwagon eşsiz bir konfor sunuyor.

MÜKEMMEL YOL TUTUŞ

Alfa Romeo 159 Sportwagon, geliştirme aşamalarında birçok zorlu test ve kontrol işlemine tabi tutularak üstün kalite ile tasarlandı. İtalyan tarzı tasarımın yanı sıra mükemmel güvenlik düzeyine ve harika bir yol tutuşa sahip bir otomobil olan Alfa Romeo 159 Sportwagon, sıradışı hassaslıkta bir direksiyona sahip. Mükemmel yol tutuşu, yüksek verimliliği ve direksiyon hassasiyeti için ön tarafta çift salıncak kollu süspansiyonu, arka tarafta yüksek hızlı manevralarda aracı dengeli kılan ve dar yollarda çevik hareket edebilmesini sağlayan çoklu bağlantıya sahip süspansiyonları gerçek bir spor otomobilin işaretleri.

GÜVENLİKTE 5 YILDIZ

EuroNCAP değerlendirmelerinde güvenlik konusunda 5 yıldızla ödüllendirilen Alfa Romeo 159 gibi, Alfa Romeo 159 Sportwagon da, tasarımcılarının güvenlikle ilgili her konuya gösterdiği büyük dikkati yansıtıyor. Sürücünün tüm dikkatini yola yoğunlaştırmasını sağlayan önleyici güvenlik özellikleri arasında; rahatlık, sessiz çalışma, klima sistemi, ergonomik sürüş konumu, kontrollerin ve okunan göstergelerin düzeni yer alıyor. Bunun yanı sıra aktif güvenlik sistemlerinde EBD ile tamamlanan ABS, Dinamik Kontrol Sistemi (VDC), Kayma Önleyici Düzenek (ASR), acil frenlerde devreye giren Hidrolik Fren Desteği (HBA) ve yokuşta kalkışları kolaylaştıran Hill Holder gibi yol tutuş, frenleme kapasitesi ve aracın dinamik yapısı üzerinde tam kontrol sağlayan sistemler bulunuyor. Alfa Romeo 159 Sportwagon’un gerçekten eşsiz olduğu konu ise pasif güvenlik. Otomobilde, aktif gergili ve azaltılmış yük sınırlayıcılı emniyet kemerleri, sekiz adete kadar çıkabilen hava yastığı (diz hava yastıkları ve tüm camı kaplayan perde hava yastıkları ile) ve arkadan gelen darbeler sırasında kafalığı yolcunun boyun bölgesine daha da yakınlaştıran ‘kırbaç etkisini önleyici’ bir cihazla donatılmış kafalıklar bulunuyor. Alfa Romeo 159 Sportwagon’un kaportasının burulma dayanıklılığı da en üst düzeyde güven sağlıyor. Bunu sağlayan özellikler sedan modelinde de kullanılan, yüksek performanslı sac malzemelerle ve lazer kaynağıyla üretilen zemin paneli ve karoser mimarisine Alfa Romeo mühendisleri tarafından eklenen bazı değişiklikler. Bu ekipmanlar ve diğer güvenlik önlemleri sayesinde Alfa Romeo 159 Sportwagon, yolcu koruması konusunda en katı standartları dahi kolaylıkla karşılamaktadır. Bu durum birçok çarpışma testi, kayma testi ve bilgisayar simülasyonu ile kanıtlanmıştır.

ÜSTÜN PERFORMANS SERGİLİYOR

Her Alfa Romeo modelinin kalbi ve ruhu motorudur. Alfa Romeo modellerinin heyecan verici tasarımının ve güçlü kişiliğinin altında yatan, mükemmel teknolojiye ve harika performansa sahip bir seri mükemmel motordur. Alfa Romeo 159 Sportwagon’da bu anlamda diğerlerinden farklı değil. Sedan gibi bu modelde de sürekli çift değişken valf zamanlaması bulunan 1.8 MPI 140 bg ve 1.9 JTS 160 bg benzinli motorlar ile 1.9 JTD 150 bg dizel motor bulunuyor. Tüm motor seçenekleri Euro 4 gereksinimlerini karşılıyor. Dizel versiyonların tümünde partikül filtresi (DPF) bulunmakta; ve 1.8 MPI haricinde motorların tümü altı ileri vitesli, hassas kavramalı mekanik şanzımanlarla sunulurken dizel versiyonla sunulan Q-tronic vites konforlu bir sürüşü garanti altına alıyor.

SEÇENEK SAYISI FAZLA

Alfa Romeo 159 Sportwagon serisi, 3 motor, 2 donanım seviyesi, 11 gövde rengi ve 5 farklı renk tonunda iç mekan (siyah, iki farklı tonda gri, siyah - bej, iki farklı tonda bej, siyah ve gri) seçeneğinin yanı sıra Distinctive Plus donanım seviyesinde standart sunulan doğal deri ve Distinctive versiyonlarında standart olan Alfatex® döşemeleri ve zengin ile unutlmaz yolculuklar yaşatmaya hazır.

8 Aralık 2007 Cumartesi

Honda; Otomatik Viteste Lider...

Honda otomatik vitesli otomobil satışında liderliğini koruyor. Son dört yıldır Türkiye pazarında en çok otomatik vitesli otomobil satan marka olan Honda, 2007 Ocak-Ekim döneminde de aynı başarıya imza attı.

Konuyla ilgili bir açıklama yapan Honda Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Ümit Karaarslan “Binek otomobil sektöründe Ocak-Ekim 2007 döneminde toplam 256 bin 077 binek otomobil satıldı. Bu rakamın yüzde 26 paya sahip olan 66 bin 931 adedi otomatik vitesli araçlardı. Honda Türkiye olarak aynı dönemde toplam 16 bin 427 adet binek otomobil satışı gerçekleştirdik. Bu rakamın yüzde 65’i yani 10 bin 770 adedi otomatik vitesliydi. Otomatik vitesli modellerimizin toplam satışlarımızda elde ettiği yüzde 65’lik pay ile dört yıldır birinciliğimizi korumaya devam ediyoruz” dedi.

Akıllı eğim sistemine (Grade Logic System) sahip olan otomatik Honda şanzımanları her türlü yol koşulunda otomobilin en uygun vitesi kullanmasına olanak sağlıyor. Sürücüye maksimum performans sunan bu teknoloji, seçilen en uygun vites sayesinde, yakıt tasarrufundan da hiçbir şekilde ödün vermiyor. Jazz ve City modellerinde kullanılan CVT (Sürekli Değişken Şanzıman) teknolojisi ise kademesiz vites geçişleriyle sürüş keyfini artırıyor.

5 Aralık 2007 Çarşamba

Auto Info Dergisi Yeni Sayısı İle Piyasa da...

Atom Medya tarafından yayınlanan ve Mesut Bıyık'ın genel yayın yönetmenliğini yaptığı Auto Info dergisi Yeni sayısı ile adından çok söz ettirecek.

Satış fiyatının 21,000 ytl olduğu Mega MultiTrcuk marka aracı çekilişle okuyucularınadan birine 10,000 ytl ye alma imkanı sağlıyor. Ayrıca kol saati ehliyet kursu ve lastik patlama önleyici de hediye ediyor.

Sürüş Güvenliğinde; Cep Telefonu...

Aracın güvenli bir şekilde seyretmesi ve trafikte tehlikeli bir durum yaratılmamasının öncelikli sorumluluğu her zaman sürücüye aittir. Bu durum da araç kullanırken yapılacak en güvenli şey cep telefonunun kapatılmasıdır. Fakat günümüzde cep telefonu hayatımıza o kadar girdi ki, onsuz hiçbir yere gidemiyor ve hiçbir şey yapamıyoruz. Özel kullanımlar bir yana şirketlerin saha personeli ile sürekli iletişim halinde olması, rapor alıp vermesi gerekebiliyor. Bu durumda da saha personeli telefonunu sürekli açık tutmak zorunda kalıyor. İşte bu gibi durumlar da araç kullanırken cep telefonu ile bir yerleri aramak, gelen aramaları cevaplamak ya da mesaj yazmaya çalışmak sürücünün dikkatinin yoldan tamamen ayrılmasına ve ya konsantrasyonun dağılmasına sebep olarak kazaya neden olabiliyor. Yapılan araştırmalar cep telefonu ile seyir eden sürücülerin çok fazla hata yaptıklarını, birçoğunun bazı tehlikeli durumları geç fark ettiklerini ve ya hiç fark etmediklerini ortaya koymuştur. Yapılan bu araştırma; ortaya çıkan dikkat dağınıklıklarının; çevresel koşullara, aracın hızına ve sürücünün yaşına bağlı olarak 0,6 milisaniyeden 0,9 milisaniyeye kadar çıkabildiğini ve tehlike yaratacak bir durumda fren mesafesini en az 15 ila 20 metre kadar uzattığı görülmüştür. Aynı araştırmaya göre cep telefonu ile basit bir arama yapan sürücünün %20, daha uzun süren ve zihni meşgul edebilecek bir görüşmenin %29 olasılıkla tehlikeli bir durumu gözden kaçırabileceğini ortaya koymuştur. Tepki süresinin de 0,9 milisaniyeye çıktığını göz önüne alırsak ki bu süre normal ölçüler de alınan alkolün yarattığı tepki süresinden daha uzun bir süredir, bu da can ve mal kaybına davetiye çıkartmaktır. Araştırmalarda sıkça rastlanan bir başka bulgu ise, sürücülerin cep telefonu kullanırken hızlarını azaltmalarıdır. Bir anlamda sürücüler aracı daha kolay kontrol edebilmek amacıyla oluşabilecek hataları telafi etmeye çalışmaktadırlar. Ancak bu daha önce belirtilen tehlikeleri ortadan kaldırmak için yeterli değildir. Cep telefonu kullanan sürücülerin tehlikeli bir durumda hiç tepki vermeme olasılığı da bulunmaktadır. Bu da %12'ye kadar ulaşabilen ve trafik güvenliği açısından hafife alınmaması gerekecek kadar yüksek bir orandır.


Trafikte meydana gelebilecek tehlikeli durumlara karşı 40’ı aşkın ülkede (Avustralya, Avusturya, Belçika, Brezilya, Botswana, Şili, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Mısır, Finlandiya, Fransa, Almanya, Yunanistan, Macaristan, Hindistan, İrlanda, İsrail, İtalya, Japonya, Jordan, Kenya, Malezya, Hollanda, Norveç, Filipinler, Polonya, Portekiz, Romanya, Rusya, Singapur, Slovak Cumhuriyeti, Slovenya, Güney Afrika, Güney Kore, İspanya, İsveç, İsviçre, Tayvan, Zimbabwe, Türkmenistan, İngiltere ve tabi ki Türkiye’de) trafikte cep telefonu kullanmak yüksek tutarlı trafik cezalarına hatta trafikten men edilme gibi yaptırımlarla engellenmeye çalışılıyor.

Bir yandan da cep telefonu üreticileri otomobil içinde telefon ile konuşurken sürücünün telefonla ile olan ilgisini minimuma düşürecek; kulaklıklar, elleri direksiyondan ayırmadan telefonumuza erişebildiğimiz bluetooth cihazları gibi aksesuarlar üretmeye devam ediyor.

Yine de her ne üretilirse üretilsin, otomobil kullanırken bir yandan da cep telefonu ile görüştüğünüz de zihniniz meşgul olacak. Başta da dediğim gibi en iyisi otomobil kullanırken cep telefonunuzu kapalı tutun.

1 Aralık 2007 Cumartesi

Hyundai SUV'lar Güvenlikte Ödülle Doymuyor...

Hyundai’nin yeni jenerasyon araçlarının güvenliği, yapılan çarpışma testleri ve değerlendirmeler sonunda bir kez daha kanıtlandı.


Hyundai'nin SUV segmentinde yer alan Santa Fe ve Veracruz ile birlikte minivan segmentinde yer alan Entourage modeli, Amerikan IIHS (Insurance Institute for Highway Safety – Otoyol Güvenliği Sigorta Enstitüsü) tarafından “En Güvenli Araç” (Top Safety Pick) ödüllerine layık görüldü.

NHTSA’nın (National Highway Traffic Safety Association – Ulusal Otoyol Trafik Güvenliği Kurumu) Yeni Araç Değerlendirme Programı (NCAP) dahilinde yaptığı çarpışma testlerinden de 5 yıldız ile en yüksek notu alan bu araçlar, IIHS’nin gerçekleştirdiği ön, yan ve arkadan yapılan son çarpışma testlerinde de en iyi sonuçları elde ettiler. Hyundai’nin sadece Amerika’da satılan başarılı minivan modeli Entourage, 3 yıl üst üste bu ödülü kazanarak da önemli bir başarıya imza atmış oldu.

Enstitünün gerçekleştirdiği tüm çarpışma testlerinde araç içindeki yolcuların ne kadar korunduğu ölçülüyor. Bu değerlendirmelerde, testler için özel geliştirilen dummy’lerde oluşan hasarlar ve yaralanma riskleri, aracın kaza sırasındaki deformasyonu, gövdesinin dayanıklılığı, aktif ve pasif güvenlik donanımları gibi birçok kriter dikkate alınıyor.

Enstitünün önden çarpma testleri, aracın 64 km/s hızla sabit bir bloğa çarpmasıyla gerçekleştiriliyor. Her aracın değerlendirmesi, darbe sonrasında ön konsolun içeri ne kadar geldiği, sürücü koltuğundaki dummy’de oluşan yaralanma riskleri ve emniyet kemerinin dummy’nin hareketini ne kadar önlediği dikkate alınarak yapılıyor. Yandan çarpma testlerinde ise 50 km/s hızla araca yandan çarpan bloğun oluşturduğu zarar ölçülüyor. Bu bloğun şekli ve kütlesi, standart bir pick-up veya SUV araçla aynı özellikleri taşıyor. Bu testte de ön ve arka koltuklara yerleştirilen iki adet dummy’nin vücudunda ve başında oluşan yaralanma riskleri değerlendiriliyor, kaza anında başlarının ne kadar hareket ettiğine bakılıyor ve araçta oluşan hasarların boyutları ve ortadaki B-sütununun aracın içine ne kadar girdiği ölçülüyor. Arkadan çarpmalar da, koltuk başlarının boynu ne kadar koruduğuna ve başın dikey hareketlerine bakılarak iki aşamada gerçekleştiriliyor.

Türkiye’de şehir içinde, araçlarında her türlü konforu arayanlara ve haftasonu kaçamaklarında macera isteyenlere hem güvenli hem de rahat bir sürüş sunan Hyundai Santa Fe, en çok tercih edilen SUV’lardan biri olarak Amerika’da olduğu kadar Türkiye’de de beğenilen bir araç olarak ön plana çıkıyor. Şimdilik sadece Kore, Amerika ve Kanada’da satılan Veracruz, bu yıl çeşitli dergiler tarafından 2007’nin “En İyi SUV Modeli” seçilerek önemli başarılar elde etmiş ve uygun fiyata alınabilecek en lüks SUV olarak gösterilmişti.