30 Eylül 2007 Pazar

MELEZ OTOMOBİLLER...

Hybrid otomobiller yani melez otomobiller. Bu otomobiller sadece bir elektrik motoru ile çalışan trenlerden farklı olarak bir benzinli motor ve bir de elektrik motoru taşırlar. Melez otomobillerin birdeb fazla çalışma prensibi vardır ama en basiti; benzinli motor devreye girdiği zaman elektrik motorunun kendini kapatması veya şarj durumuna geçmesidir.

İkinci prensip ise; Toyota Prius modelinde kullanılan seri paralel bağlantılı sistemdir. Bu sistemde otomobilde bir benzinli motor, bir elektrikli motor depolama bataryası bulunur. Otomobil bu depolama bataryası ile ister elektrik motoru ile ister benzinli motor ile hareket edebilir ve daha fazla hızlanmaya ihtiyaç duyulduğunda ikisi eş zamanlı olarak kullanılabilir.

Honda’nın kullandığı sistem farklı olarak elektrik motorunu vites kutusu ile benzinli motorun arasına yerleştirmiştir. Çalışma prensibi ise Toyota Prius ile aynıdır. Melez otomobillerde nikel-metal bataryalar kullanılmaktadır. Fakat otomobil üreticileri iletişim sektöründe kullanılan Lityum-Ion bataryaları daha fazla güç depolayabildikleri için otomotiv sektörüne kazandırmaya çalışmaktadır.

Bilinen ilk melez otomobil Prius, 1997 yılında Japon otomobil üreticisi Toyota tarafından üretilmiştir. Üretimine Japonya’da başlanan Prius 2000 yılına kadar bu ada da kaldı ve ihracatı yapılmadı. Japonya dışına çıkan ilk melez otomobil 1999 yılında Insight modeli ile Honda oldu. Insight; melez otomobil dünyasında ilk futurist model olup düzgün bir vücut yapısına sahip ilk iki kişilik melez otomobil oldu. Ayrıca Insight bir jeneratör vasıtası ile şarj edilebiliyordu.

Ancak Toyota 2000 yılında geliştirdiği pratik, 4 kapılı Prius modelinin ihracatına başlayınca Honda Insight’ı gölgede bıraktı. Diğer üreticiler ise hala melez otomobil kervanına katılmaya başlamamıştı. Ve Toyota 2003 yılında Estima Minivan modelinin hemen bir melez uyarlamasını üreterek piyasaya sürdü. Bu hamlenin üzerine pazarda geri kalmaya niyeti olmayan Honda 2003 yılında Civic modelinin, hemen ardından da 2004 yılında Accord modelinin melez versiyonlarını üretti.

Melez otomobil pazarındaki hareketliliği gören Amerikan otomobil üreticilerinden Ford 2004 yılında ilk melez SUV modeli olan Estima’yı geliştirdi. Escape istenildiği durumda benzinli motoru istenildiği durumda elektrik motorunu kullanabiliyordu. Ford’un ardından pazara Chevrolet, Silverado modeli ve GMC, Sierra modeli melez otomobilleri ile piyasa girdi. Üreticinin “Synergy Drive” olarak adlandırdıkları ve daha az batarya harcayarak daha çok güç üretebilen teknolojileri bu araçları diğerlerinden ayıran en önemli özelik oldu. Bu teknolojinin hemen ardından 2005 yılında ikinci nesil melez Honda Civic’te Synergy Drive teknolojisi ile harmanlanarak Lexus RX400h adıyla piyasaya çıktı. Aynı yıl içinde Toyota’da Synergy Drive sistemi ile geliştirdiği Toyota Kluger Highlander modelini geliştirdi.

Yine 2005 yılşında Mercury melez Mariner modeli ile kervana dahil oldu ve Ford ile ortaklaşa yaptıkları çalışmalar sonucunda melez Ford Escape modelini geliştirdiler.

2006 yılına gelindiğinde Lexus, Synergy Drive teknolojisini biraz daha ileriye götürerek diğer melezlerden hemen ayrılan GS450h modelini geliştirdi. Bu model de Lexus 6 silindirli bir motordan 8 silindirli bir motor gücüne denk güç üreten bir melez yaratmıştı.
Toyota ise 2006 yılında Camry ve Estima modellerinin melez versiyonlarını üreterek piyasaya sürdü. Ama sadece Camry’nin ihracatı gerçekleşti. Bir diğer Japon üretici olan Nissan’da Pazar da yerini almaya hazırlanıyordu. Ve Toyota’nın lisanslı teknolojisini alarak melez Altima modelini piyasaya sürdü.

2007 yılında BMW 1 serisi ile Lexus ise LS600h modeli ile lüks melezler üretmeye başladılar.

29 Eylül 2007 Cumartesi

Renault’nun Hafif Ticarisi; Kangoo 2008...

Renault’nun hafif ticari sınıftaki başarılı temsilcisi Kangoo 2008 model yılıyla birlikte yenileniyor. Yeni Kangoo büyüyen hacmine yeni standart donanımlar katarak pazara güçlü girmeyi hedefliyor.


Türkiye pazarına sunulduğu günden beri yerli üretim olmasının avantajını iyi kullanarak yüksek satış rakamlarına ulaşan Renault Kangoo, 2008 model yılıyla birlikte yenileniyor.

Yenilenen Kangoo, 180 mm daha uzayarak 4.213 mm uzunluğa ulaşmış. Büyüyen boyutlarıyla daha fazla iç hacim sunan Kangoo, aynı zamanda 5 kişinin de rahatça seyahat edebileceği bir araç olma özelliği taşıyor.

Koltukları yatırıldığında 2.886 litre taşıma haddine ulaşan Yeni Kangoo da ASB, Acil fren destek sistemi, Çekiş kontrol sistemi, ESP, ASR standart donanımda sunuluyor. Araç 1.5 dCi 70 HP ve 105 HP gücündeki dizel motorlarla üretilecek.

Kara Şimşek 2008'de TV'ye Dönüyor...
















NBC Televizyonu 1980'lerin vazgeçilmez aksiyon-drama dizisini yeniden ekranlarımıza getiriyor. Yine Pontiac Trans-Am'la çekilecek olan dizide bu sefer yapımcılar. "Evil K.I.T.T." denemesi yapacaklar.

Eğer 30'lu yaşlarınızdaysanız; mutlaka çocukluğunuzda Michael Knight'ın oynadığı (David Hasselhoff) Kara Şimşek'i seyretmek için televizyon başında sayısız saatler geçirmişsinizdir. İşte o önündeki kırmızı ışığıyla simsiyah K.I.T.T.2000 ikinci sezonu ile geri dönüyor.
Bende 30'lu yaşlarında olan ve bir otomobil hastası olan biri olarak Knight Rider'ın Türkiye'de yayına girmesini dört gözle bekliyorum.

28 Eylül 2007 Cuma

2008 Model Navara Satışta...

Türkiye’de Pick up pazarının standartlarını belirleyen, hem ticari, hem de hobi aracı olarak konumlandırılan Navara’nın yeni donanımlı 2008 modeli satışa sunuldu.

4x2 SE, 4X2 LE, 4X4 SE ve 4X4 LE versiyonlarıda, düz ve otomatik vites olarak satışa sunulan Navara’ların tamamında, direksiyondan kumandalı Bluetooth sistemi standart olarak sunuluyor. Yan aynalarda bulunan zemin aydınlatma sistemi sayesinde, karanlıkta araca inip, binmek kolaylaşıyor. Yeni tip alüminyum alaşım jantların kullanıldığı araçların SE versiyonunda, yan aynalar gövde rengindeyken, kabin içi ayak aydınlatma sisteminin de bulunduğu LE versiyonunda, krom kaplı yan aynalar kullanılmış. Yine bütün versiyonlarda yan aynalara entegre edilmiş yan sinyal lambaları bulunuyor.

Yeni Navara’nın 4x2 LE ve 4x4 LE otomatik vites versiyonları, donanım ve görünüm açısından aynı özelliklere sahipken, teknik anlamda farklılık gösteriyor; 2,5 lt.’lik yeni nesil common-rail turbo dizel motor, 4x4 Navara’larda 171hp’lik güç üretirken, 4x2’lerde 144 hp’lik motor gücü sağlıyor.

Pick up’ın gücüyle SUV’un konforunu buluşturan Navara’da; ABS, EBD, fren destek sistemi, yol bilgisayarı, cruise control, deri koltuklar, sunroof, direksiyondan kumandalı müzik sistemi, 6’lı CD değiştirici, otomotik yanan ön farlar, çift taraflı otomatik klima, yağmur sensörlü silecekler ve bir çok şaşırtıcı ayrıntı Navara Pick Up’ın, kategori sınırlarını zorlayan üstün özelliklerinden bazıları...

Bagaj havuzu, krom barlar, estetik görünüm veren yan kaplamalar, güvenliği ön plana çıkaran tampon koruyucular, kayak aparatları, wind sörf taşıyıcı aparatları, bagaj kabinleri gibi aksesuarlar ile farklı yaşam tarzlarına uygun olarak aracı kişiselleştirmek mümkün.

Getz'in Selefi i20, Kameralardan Kaçamadı

Hyundai Getz ömrünün yavaş yavaş tamamlıyor. Hyundai, Getz’in yerine ‘i20’ yi hazırlamaya çoktan başladı bile...


2008 yazında pazara sunulması beklenen i20, Avrupa’nın güney taraflarında test esnasında casus fotoğrafçılar tarafından yakalandı. Fotoğrafta da anlaşılacağıi gibi i20’nin sadece 5 kapılı prototipi görüntülenebildi. 2009’un sonuna doğru ‘i20’ nin 3 kapılı versiyonun da pazarda olacağını tahmin ediyoruz.


Hyundai i20 markanın yeni modeli i30’un altında VW Polo ile aynı sınıfta olacak. 70 HP ile 110 HP arasında güç üreten benzinli ve dizel motorlar ile donatılması beklenen i20’nin turbo dizel motorlarının gücü de 88 HP ile 110 HP arasında olacak.

MAZDA AVRUPA, TÜRKİYE'DE TRANSFERLERE BAŞLADI!

2008 yılı itibariyle Mermerler Otomotiv'in distribütörlüğünden ayrılacak olan Mazda, Türkiye'de kendi oluşumu kurmaya başladı...



Mazda Avrupa Türkiye'den transferlere başladı. İlk transfer haberi Opel Türkiye bünyesinden geldi. Mazda Avrupa, Opel Türkiye'deki bir elemanını Satış ve Pazarlama Müdürü olarak transfer etti. Otomobilgazetesi bu ismi biliyor ancak şu anda yazılmasını uygun görmüyor. Bu arada Mazda Avrupa yetkililerinin Türkiye'de otomotiv sektöründe çalışan önemli isimlerle iş görüşmeleri yaptığı da biliniyor. Başta satış ve pazarlama müdürü olmak üzere bu isimler önce ve sadece Otomobilgazetesi'nde olacak.

Opel Corsa GSi...

Corsa OPC’den türetilmiş olan GSi 1.6 litre turbo motor ile donatılmış. 150 HP güç üreten bu motor (OPC 192 HP) GSi’nin 0–100 km hızlanmasını 8,1 saniyede almasını sağlıyor. Corsa GSi’nin son sürati ise 210 km/s.

Spor paketle satışa çıkarılacak GSi’de ön ve arka spoyler, renkli yan koruma çıtaları sportif tasarımlı krom egzoz ve 17 inçlik alaşım jantlar gibi donanımlar standart olarak sunuluyor. Corsa GSi Avrupa’da GTi sınıfında Peugeot 207 GTi, Fiat Grande Punto Abarth ve Mitsubishi Colt CZT gibi rakiplerle yarışacak.

Corsa OPC’den farklı olarak5 kapılı karasör seçeneği de bulunacak olan GSİ, 125 HP güce sahip Corsa Sport 1.7 CDTI ile Corsa OPC (192 HP) arasında konumlandırılmış bir model.

Corsa Gsi daha düşük konumlandırılmış spor şase, elektrik kumandalı hidrolik direksiyon EPS ve çok daha işlevsel bir ESPPlus sistemiyle saldırgan bir sürüş vaat ediyor.

















Audi A5 ve S5 Türkiye'de

Doğuş Otomotiv-Audi güvencesiyle ithal edilen A5’te ilk etapta ikisi dizel olmak üzere toplam üç motor seçeneğine yer veriliyor. Audi A5’in 2.7 TDI motor seçeneği Multitronic şanzımanla ithal edilirken, 3.0 TDI motorlu modeller ise 6 ileri vitesli manuel şanzımanla kombine ediliyor. Benzinli motor seçeneğine sahip A5 modeli ise sadece 8 ileri vitesli Multitronic otomatik şanzıman seçeneğiyle Türk müşterilerin beğenisine sunuluyor. Audi’nin dört tekerlekten çekiş teknolojisi quattro ise ilk etapta sadece A5 3.0 TDI model versiyonunda sunulurken, A5 3.2 TFSI ise önden çekişli olarak satın alınabiliyor. Audi A5 model ailesinin en performanslı versiyonu S5 ise 4.2 litrelik V8 FSI motoru, kısa oranlı 6 ileri manuel şanzımanı ve quattro dört tekerlekten çekiş kombinasyonuyla ithal ediliyor. .

Audi A5 model ailesinin en performanslı versiyonu S5 ise 4.2 litrelik V8 FSI motoru, kısa oranlı 6 ileri manuel şanzımanı ve quattro dört tekerlekten çekiş kombinasyonuyla ithal ediliyor. Audi A5 Audi A5, Nuvolari konseptinin tasarım özellikleri kadar Audi’nin son dönemdeki genetik kodunu taşıyan tasarım öğelerine sahip olmasıyla da dikkat çekiyor. Grubu’nun yeni Tasarım Şefi Walter da Silva tarafından “Audi A5 şimdiye kadar tasarladığım en güzel otomobil” olarak tanımlanan yeni Audi coupe, karakteristik yekpare Audi ızgarası, LED teknolojili farları, kaslı C sütünü ve tekerlek yuvaları ile Nuvolari konseptinden alınan arka ışık gurubu tasarımıyla başyapıt tanımını da hak ediyor.

Global anlamda ilk etapta ikisi turbo dizel olmak üzere üç motor seçeneğiyle pazarlara sunulacak olan Audi A5’in şimdilik tek benzinli motor seçeneğini 3.2 litrelik FSI motor oluşturuyor. Audi Valvelift Sistemi’yle donatılan ve böylece maksimum performansa karşılık yakıt tüketimini optimize eden yenilikçi teknolojiye sahip 265 HP’lik motor, ürettiği 330 Nm’lik torkun da yardımıyla A5’i 250 km/s’lik son hıza ulaştırabiliyor. 0-100 km/s hızlanmasını 6.1 sn’de tamamlayan Audi A5 quattro, 100 km/s’de 8.7 litrelik ortalama yakıt tüketimi değerine de sahip. Audi A5 3.2 TFSI quattro, 6 ileri manuel şanzıman ya da manuel kullanım modunda 8 ileri vitesli Multitronic otomatik şanzımanla satın alınabiliyor.

Audi A5’in mevcut iki dizel motor seçeneğinden ilkini ise 2.7 litre silindir hacimli ve 190 HP güç üreten V6 TDI oluşturuyor. Sadece önden çekişli olarak satın alınabilecek 2.7 litrelik TDI motorlu A5’e karşılık 240 HP güç üreten 3.0 litrelik TDI motorlu versiyonlar ise quattro dört tekerlekten çekiş teknolojisi standart olarak üretiliyor. Audi A5 3.0 TDI quattro, 250 km/s son hız ve 5.9 sn’lik 0–100 km/s hızlanma gibi performans verilerine karşılık 100 km’de ortalama 7.2 litrelik yakıt tüketimiyle “dizel motorlu sportif coupeler” ligine yeni bir soluk getirmeyi hedefliyor. Audi A5’in anahtar teslim başlangıç satış fiyatı 75 bin 612 Euro’dan başlarken, en güçlü versiyon S5 ise 107 bin 508 Euro’dan başlayan anahtar teslim satış fiyatıyla pazarlanıyor.

27 Eylül 2007 Perşembe

EuroNCAP: Ford Mondeo 5 Yıldız Aldı...

Ford'un yeni modeli Mondeo EuroNCAP tarafından yapılan güvenlik testlerinde 10 defa çarpışma testine tabi tutuldu ve Yetişkin güvenliğinden 5 yıldız ve 35 puan, Çocuk güvenliğinden 4 yıldız ve 39 puan alırken, Yaya güvenliğinden sınıfta kalarak sadece 2 yıldız alabildi.

BMW Dinamizm Günleri 2007...

Gün bitmeden bu heyecanı yaşayın.
Borusan Otomotiv 'Dinamizm Günleri 2007' de dünyada eşi benzeri bulunmayan bir mobil showroom ile 9 ili kapsayan Türkiye turunda BMW tutkunlarıyla buluşuyor. Borusan Otomotiv, üstün BMW teknolojisi ve yeniliklerinin tanıtılması amacıyla gerçek sürüş keyfini BMW tutkunlarının ayağına getiriyor. 'Dinamizm Günleri 2007' de dünyanın ilk dairesel mobil showroomuna dönüşen tırını tanıtarak tasarıma verdiği önemi ve öncülüğünü bir kez daha gözler önüne seriyor. Tamamen Türk tasarımcılar ve mühendisler tarafından hayata geçirilen Borusan Otomotiv mobil showroomu 18 Eylül'de Borusan Otomotiv Avcılar'da tanıtılacak. Daha önce benzeri yapılmamış, bir tasarım ve mühendislik harikası olan Borusan Otomotiv mobil showroomu, BMW sürüş keyfinin yanısıra dinamizmin ve teknolojinin üst seviyesindeki BMW modelleriyle tanışma olanağını sunuyor.

BMW Concept X6...

BMW'nin yeni segmentlerdeki yenilikçilik ve gelişime olan tutkusu dinamik dört tekerlekten çekişli Concept X6 Sportif Aktivite Coupé ile yine gözler önünde.


BMW sportif aktivite aracı konseptini 1999 yıında X5 ile yarattı ve bu başarısına sonraki modelleri ile devam etti. 2003 yılında X3 geldi ve bugün BMW en sportif ve en dinamik bir X modelini tanıtıyor.

BMW yaratıcılığını kullanarak Sports Activity Vehicles (SAV) araç sınıfını BMW Concept X6 ile genişletiyor. Konsept çalışması onun karakter ve gövde açısından diğer başarılı SAV modellerinden ne kadar farklı olduğunu ortaya koyuyor. BMW Concept X6, tüm X modelleri içinde en sportif olanıdır.

BMW X modelinin baskın beden dili, sportiflik ve zarafetlikten hiç taviz verilmeden geliştirildi. Dört kapısı ve dinamik akan Coupé tavan çizgisi ile yüksek göğüs çizgisi, merkezi bir optik ağırlık noktası ve gösterişli tekerlek yuvaları birleşmekte.

Özellikle göze çarpanlar, konveks ile konkav arasında gidip gelen baskın ve kuvvetli yüzeyler, kapıların altında delikli alimünyum basamaklarla bombeli yan marşpiyeler. BMW ActiveHybrid ile BMW, BMW EfficientDynamicsTM stratejisinin başka bir yapı taşını tanıtmakta ve BMW Concept X6 ActiveHybrid ile hiç taviz verilmeden geliştirilmiş etkili tahrik sistemlerini sunmaktadır.

Yanma motoru, saf yanma motoru tahrikli benzer araçlara oranla yüzde 20 oranında tüketimi düşüren iki güçlü elektromotorla kombine durumdadır. Elektromotorların sadece aracın durduğu noktadan kuvvetli bir biçimde hızlanması için çok çaba harcadığı şehiriçi trafiğinde değil, yüksek hızlarda da BMW ActiveHybrid, Two-Mod aktif mekanizması sayesinde belirgin ölçüde tüketim ve emisyon düşüşü sağlamaktadır.

Tahrik ve yürüyen aksam sistemi Dynamic Performance Control dünya çapında başka bir yenilik olarak göze çarpıyor. BMW'nin xDrive ile bağlantılı akıllı dört tekerlekten çekiş sistemi, her sürüş koşulunda kusursuz bir denge sağlıyor. Bu özellik hem sürüş dinamizmi hem de güvenlik açısından fayda sağlamaktadır. Tahrik torkunun her zaman bir hedefi vardır ve ihtiyaç anında farklı kapsamlarla bile arka aksın iki tekerleğine dağıtılır, üstelik hem çekiş hem de itiş sırasında.

Lamborghini Murcielago Taksi...

İstanbul'da Jaguar taksi gördüm, Mercedes taksi gördüm, hatta bir çok modifiyeli, sarı ve üstünde yazan plaka olmasa sanki Hızlı ve Öfkeli film setinden kaçmış di,yeceğiniz taksiler gördüm. Ama bu 6,5 litrelik motoru olan bir taksi var. 0'dan 100'e 3,4 saniyede çıkıyor.


PARANIN GÖZÜ KÖR OLSUN.

26 Eylül 2007 Çarşamba

EuroNCAP: Hyundai i30 4 Yıldızda Kaldı...

Hyundai İ30 modeli ile Kia Cee'd in gerisinde kaldı, EuroNCAP güvenlik testlerini 4 yıldız alarak tamamladı...

Süpriz, Süpriz... Hyundai İ30 ile EuroNCAP testlerinde yetişkin güvenliği puanlamasında 33 puan alarak 4 yıldızda kaldı. Diğer taraftan Kia Cee'd de bu testlerde 5 yıldız ve en düşük puan olan 34 puan almıştı.



EuroNCAP yetkilileri; İ30'un önden çarpmalarda 5 yıldız için alması gereken minimum puana ulaşamamasının sebebinin yapılan testlerde mankenlerin sağ dizlerinden ağır şekilde yaralanması olduğunu belitti.

Ayrıca; İ30 çocuk güvenliğinden de sınıfta kalarak 34 puan ve sadece 3 yıldız aldı. Kia ise çocuk güvenliğinde 37 puan ve 4 yıldız almıştı. Kia ve Hyundai'nin eşit oldukları nokta ise yaya güvenliği, kaç yıldız mı aldılar... Sadece 2.

Koreli otomobil üreticisi 2008 yılında Çek cumhuriyetindeki fabrikalarında üretilecek olan İ30 modelini Avrupa'da satışa sunmaya hazırlanıyor. Bakalım bu testlerden sonra Hyundai nasıl bir yol izleyecek.

2008 AUDI A5 COMPACT COUPE...

Mercedes'in başarılı CLS modeli ile büyük kasalı cope pazarında yakalaığı başarı gören büyük otomobil üreticileri pazardaki yerlerini almaya çalışıyor. Büyük coupe partisine şimdi de Audi yeni A5 Compact Coupe modeli ile giriyor. Audi'nin ilk büyük coupe modeli Audi 100'dü. Şimdi de temel olarak A4 ve A6'nın modellerinin ortasına oturtulmuş ve görünüm olarak TT modelini andıran coupe daha yarattı. V6 sikindirli 3,0 litrelik TDI motorundan 236 beygirlik güç üreten A5'in bir de 3,2 litrelik 261 beygir güç üreten V6 FSI motor seçeneği bulunuyor.


Compact A5 her ne kadar A4 platformuna oturtulmamış olsa bile A4 serisinin bir sonraki jenerasyonuna boylamasına motor kullanımında temel oluşturacak.

Yol tutuşunu ve sürüş konforunu arttırtmak için A5'te; ön tarafta 5 noktadan bağlantılı amortisör, arka tarafta ise trapezoidal bağlantılı amortisörler kullanılırken aracın yüksekliği sürüş pozisyonuna göre ayarlanabiliyor.

Audi'nin tüm "S" modellerinde olduğu gibi S5'te de Quattro drive standart ve 4,2 litrelik V8 silindirli motoru 348 beygir güç üretiyor. Bu gücün tekerleklere iletilmesi ile Audi S5 0'dan 100'e 5,1 saniyede ulaşıyor.

Audi'nin şuan ki menzilinde ise A5 platformunlu RS5 var. Söylentilere göre RS5; 572 beygir güç üreten V10 motoru ile piyasaya çıkacak.

Ford F-150'nin 60'ncı Yıldönümü...

Ford F serisi bu yıl 60. yıldönümü kutluyor. Ford bu özel gün için F-150 ve SuperDuty 60th Anniversary Edition adıyla özel bir model pazara sunulacak.

Üretime başladığı 1948 yılından beri 33 milyon adet satış gerçekleştiren F-1 serisi 30 yıldır Amerikan kamyonet pazarının zirvesinde. Özel üretim F-1 serisi bu kış pazarda olacak ve iki ton koyu gri boyası ile diğer modellerden ayrılacak. Yan tarafındaki özel logo, krom ön ızgara, krom basamaklar ve egzoz borusu ile krom jantlar da özel üretim F-1’in diğer görsel farklıları olarak sıralanabilir. Sınırlı sayıda üretilecek olan F-1 serisi 7500 adet F-150 ve 2500 adet Super Duty’den oluşacak ve her birinin merkez konsolunda kaç numara olduğu özel bir yazıyla belirtilecek. Yeni ve eşsiz bir grafik tasarımı ile yan tarafta uzanan kırmızı bir çizgi ve onu tamamlayan özel logo ile tamamen sıra dışı bir model olan özel F-1 serisi içeride de çok farklı bir görünüm sunuyor. F-150 serisi koyu renk spor FX4 koltuklarla donatılırken Super Duty de kömür rengi XLT spor koltuklarla donatılmış. F-150, 4x2 veya 4x4, SuperCab veya SuperCrew donanım seçenekleri ile pazara sunulurken 5,4 litre veya 4.6 litre V8 motorlarla ve sadece otomatik vitesle satışa çıkacak. Super Duty ise 4x2 veya 4x4, SuperCab veya SuperCrew donanım seçenekleri ile pazara sunulurken opsiyonel olarak Off-Road paketi de olacak. Super Duty’nin Motor seçenekleri ise 5.4 litre Triton V8, 6.8 litre Triton V10 veya 6.4 litre PowerStroke Turbo Diesel.

Re-evolution: EVO X

Gelecek hafta Tokyo Motor Show’da dünya lansmanı yapılacak olan 10’uncu nesil Lancer Evolution’un resmi fotoğrafları yayınlandı.


Ocak 2007’de Detroit’de sergilenen Prototype-X konsepti baz alınarak üretilen Lancer Evolution’un Lancer MR ve Lancer GSR versiyonlarının fotoğrafları basına dağıtıldı.

Henüz Mitsubishi tarafından detaylı bir açıklama yapılmasa da Avrupa’da bazı dergiler kasım sayıları için otomobili teste almışlar bile. 295 HP güce sahip 2.0 litre turbo şarjlı GSR ve MR versiyonları Mitsubishi’nin yeni dört çeker sistemi ile donatılmış.

Yeni Evo’da en ilginç olan şey elbette yeni çift kavramalı Twin Clutch SST aktarma sistemi. Her ne kadar Yeni Evo X 0-100km/s hızlanmasında selefinden geri kalsa da yol tutuş ve sürüş özellikleri açısından daha iyisini vaad ediyor.

25 Eylül 2007 Salı

İlk Taksit Renault'tan...


21-30 Eylül tarihleri arasında sizi en yakın Renault Yetkili Satıcısı’na, hem en beğendiğiniz otomobillerin daha prestijli, çekici, sıradışı ve sportif hali “Özel Extreme Serisi”yle tanışmaya, hem de Extreme günlerinin heyecanını oyun ve muhteşem hediyeler ile yaşamaya davet ediyoruz.

Tüm modellerde hemen alıp 2008’de ödemeye başlayabilirsiniz; üstelik ilk taksit bizden

HYBRID PORSCHE CAYENNE....

Porsche yetkilileri Bundan 2 yıl önce Frankfurt Otomobil Fuarında (IAA) Cayenne modelinin hibrid versiyonunun çalışmalarına başladıklarını belirtmişlerdi. O günden beri herhangi bir açıklama yapmayan Porsche yeni SUV'ları (Sport Utility Vehicle) üzerindeki çalışmalarına Audi ve VW ortaklığında devam ettiklerini ve 2009 yılının sonlarında Cayenne'i piyasaya çıkaracaklarını belirtti.

22 Eylül 2007 Cumartesi

Corvette Z-1

Ocak ayında düzenlenen Detroit fuarında tanıtımı yapılacak en hızlı Corvette modeli 6.2 litrelik kompresörlü bir motor ile donatılacak. Aracın gücünün 600-650 beygir, 0-96 km/s hızlanmasının da 3.5 saniye civarında olması bekleniyor.

Gövdede kullanılan karbon-fiber parçalar sayesinde araç Z06’dan da hafif olacak. GM yeni Corvette’te, her zaman kullandığı Goodyear marka lasitkler yerine 335/25 ZR 20 ebadında Michelin marka lastikler kullanmış.

Yılda 1500-1750 adet üretilmesi planlan aracın imalatına 2008 ortaları gibi başlanması bekleniyor.



21 Eylül 2007 Cuma

Chevrolet HHR: Tasarım ve Fonksiyonelliğin Eşsiz Birleşimi (Basın Bülteni)














* Harikulade 1949 Banliyö tarzı tasarım
* Güçlü; 2.4-litre dört silindirli 175 hp benzinli motor
* Cömert; ESP dahil birçok standart özellik
Klasik Corvette’i hatırlatan alışılmışın dışında nostaljik görünümüyle, HRR küçük araç segmentinde gerçekten benzersiz. Genellikle bu sınıfta bulunan renksiz hatchback tercihlerine bireysel bir alternatif arayan ancak fonksyionellikten ödün vermek istemeyen küçük aileler ve gençler için ideal araç. Chevrolet Avrupa’nın yönetim kurulu üyesi Wayne Brannon "HHR sokakta gördüğünüzde başınızı çevirtecek bir otomobildir. Kalp atışlarınızı hızlandırır ve marka imajımızı şekillendirerek model gamımızda özel bir rol oynar” dedi. Chevrolet HHR Kuzey Amerika pazarında zaten büyük başarı kazanmıştır. Temmuz 2005’te çıktığından beri, 200,000’den fazla satıldı. Eylül 2007’de araçlar Avrupa’daki bayilere gönderilmeye başlanacak. HHR'nın çarpıcı görünümünde Chevrolet Banliyöden esinlenildi. Çamurluklara takılan geniş dikdörtgen farlarıyla, HRR kalabalıkta göze çarpar. Kristal şeklinde reflektörleri ve iki çıkık arka farı da çok özel görünümüne katkıda bulunur. Ancak, Chevrolet HHR sadece çarpıcı görünmekle kalmaz aynı zamanda da çok fonksiyoneldir. Her şeyden önce mükemmel bir genişlik sunar. yüksek tavanı sayesinde iç hakim ferahtır. HHR’ın bagajı da 4.48 metre uzunluğunda bir araç için çok geniştir. Yaklaşık 638 litrelik bir bagaj hacmine sahiptir. Koltuk katlandığında bagaj hacmi 1,634 litreye çıkar. Bagaj dokunmaya duyarlıdır ve basarak rahatça açılabilir. Diğer bir pratik özelliği de bagaj zemininde gizlenmiş dört gizli bölmedir.

Kısaca HHR'ın boyutları:
* Uzunluk : 4,475 mm
* Genişlik : 1,755 mm
* Yükseklik : 1,603 mm
* Dingil açıklığı : 2,929 mm
* Ön/arka İz genişliği : 1,491 / 1,491 mm
* Bagaj hacmi : 638 – 1,634 L

Standart beş ileri manuel şanzımana alternatif olarak, HHR aynı zamanda elektronik olarak kontrol edilen dört ileri otomatik şanzıman ile de sunulacaktır. Ön tekerlek sürüşlü araçlar için seçilen şasi de son modeldir: HHR Chevrolet Avrupa’nın elektronik denge programlı (ESP) ilk modelidir. StabiliTrak olarak bilinen bu sistem ABS ve çekme kontrolü gibi standarttır. Ön süspansiyona McPherson destekleri ve arkaya tork kirişi monte edilmiştir. Yan kapı pervazları ve çapraz öğeler gibi gövde yapısının ana bölümleri güçlü ve ultra güçlü çelikten yapılmıştır. Bu aracın sağlamlığını arttırır ve ek yan çarpma koruması sağlar. Özel yük hatları özellikle kaza halinde enrjiyi emer ve böylelikle yolcu güvenlik hücresini korur. Kapı çerçevesindeki ve ön ve arka kapılardaki lazerle kaynak yapılmış çelik bölümlerle birlikte, bu yapı aynı zamanda HHR’ın iyi akustiğine ve titreşim davranışına ve sağlamlık özelliğine de katkıda bulunur. Kalite felsefesine uygun olarak, tüm Chevrolet HHR modelleri elektrikle ayarlanabilir şoför koltuğu, elektrikli camlar, yol kontrolü, klima, ses sistemi için uzaktan kumandalı deri direksiyon ve deri arka koltuk bölümleri, MP3 girişli CD radyo ve yedi hoparlör aynı zamanda da uzaktan kumandalı merkezi kilit gibi standart ekipmanlar ile donatılmıştır. Pasif güvenlik özelliklerine iki aşamalı ön havayastığı ,her iki koltuk için de perde hava yastıkları ve önde gergili emniyet kemeri bunlara dahildir.

Market ve Model; Küçük araç segmentinde bireysel alternatif
* Chevrolet Avrupa ürünlerinde ilk Amerikan modeli
* Chevrolet Avrupa yılda 3,000 ila 4,000 HHR satmayı planlıyor
* Türkiye’de Pazara girişi 2008 de

Çarpıcı görünümü Chevrolet Banliyöden esinlendi.. Özellikle yüksek tavan hattı 1949 Chevy Banliyöyü hatırlatır. Bu yüzden yeni araç “Papyon” markasının uzun geleneğini sürdürür. Ay-nı zamanda Chevrolet Avrupa’nın Kuzey Amerika’dan çıkan mevcut gamının ilk modelidir. İdare edilebilir boyutları (uzunluk/genişlik/boy 4,475/1,755/1,603 mm) ve birçok standart do-nanımı ile gelişen değer markasının iyi donanımlı araçlarına diğer küçük araçlara kadar olan boşluğu doldurur. Chevrolet HHR özgün bir modeldir- ve öyle kalacaktır. Chevrolet Avrupa’nın tahminlerine göre, yılda 3,000 ila 4,000 Avrupalı tüketici tercihini yeni küçük Chevy’den yana kullanacak. Chevrolet HHR Türkiye pazarına 2008 de girecek. Amerikan pazarında, Chevrolet HHR zaten büyük başarı yakalamıştır: Temmuz 2005’teki çıkışından bu yana, 200,000’den fazla satılmıştır. Kült model aynı zamanda birçok ödül al-mıştır. Amerikalı araç müşterileri için popüler bir tüketici rehberi olan Kelley Blue Book, örne-ğin, HHR’ı 2006’da “$18,000’dan daha ucuza en harika on araç” listesine dahil etmiştir ve araç aksesuarları derneği SEMA (Uzmanlık Donanımları Pazarı Derneği) aynı yıl onu “Yılın Aracı” seçmiştir.

Tasarım; Çarpıcı hatlar ve Fonksiyonel Bagaj
* Rahatlık: Yüksek tavan sayesinde kolay erişim
* İlham kaynağı: Birçok stil unsuru 1949 Banlyöyü hatırlatır
* Düzenli: Krom vurgularıyla eskimeyen iç mekan

Bryan Nesbitt Chevrolet HHR tasarımını "Çekici, kişisel ve harika” diye tarif etmektedir. 2004 ten 2007’ye kadar GM Avrupa Tasarımı yöneticisi olan ve şu anda da Kuzey Amerika Tasa-rım Başkan Yardımcısı olan 38-yaşındaki Amerikalı Bryan Nesbitt HHR’ın endüstri tasarı-mından sorumluydu. Ancak eşsiz dış mekan kendi içinde bir amaç değildir: fonksiyonel baga-jı çarpıcı hatlar altında akıllıca gizlenmiştir. Nesbitt “HHR’ın konsepti rahatlığı hedefler” der. “Planlanan küçük ama aynı zamanda rahat erişim ve uzun mesafelerde rahat sürüş sunan bir araç tasarlamaktı.” HHR geliştirme ekibi bunu yüksek koltuk pozisyonu seçerek başardı. Ergonomik açıdan bu bir taşla iki kuş vurur: araca binmek inmek kolaydır ve aynı zamanda önünüzdeki yolun daha iyi görünmesini sağlar. Stil açısından ise konsept tasarımcılar için çok zorluydu. Nesbitt “yük-sek araçlar normalde hoş gözükmez, ve bu bizim için çetin cevizdi” der. İlham kaynağı 1949 Chevrolet Banliyöydü. Heyecan verici şekildeki yüzeyler, karakteristik tekerlek parmaklığı ızgarası, dairesel ön farlar ve klasik çamurluklara benzeyecek şekilde parlayan geniş tekerlek yuvaları gibi nostaljik özellikler için ilham vermiştir. Banliyö modeli aynı zamanda aracın yüksekliğinin ne kadar becerikli şekilde gizleneceği hakkında da fikir vermiştir. Eski Chevy modellerine aynı zamanda “Ağır Chevyler" denirdi, çünkü cama kıyas-la çok fazla metal kullanılmıştı. Tasarımcılar nispeten yüksek bir oturma pozisyonunu benim-sememeye karar verdiler; aynı zamanda aracın kemer hattını yukarı kaydırdılar. Nesbitt: "Bu aslında çok yüksek olsa da, alçak bir tavan görünümü yaratır” dedi. Karoserinin bodur yarısı ve küçük kule üstü ile, Chevrolet HHR içerden çok dışardan küçük araca benzer. Arka bölüm aynı zamanda güçlü bir yapıya sahiptir. Arka tekerlek yuvalarının şekli geniş çamurluğa ta-şınmıştır ve yuvarlak arka stoplar klasik Corvette’i hatırlatır. İç mekanın teması eskimeyen çizgiler ve klasiğin yeniden tanımlanmasıydı. İç mekan olarak gri ya da kaşmir renklerini tercih eden yeni müşteriler iki renkli şık gösterge panelli bir HHR alacaktır (üst taraf koyu, alt taraf açık). Tasarımın diğer bir öne çıkan yanı kokpittir. Küçük yuvarlak devir sayma cihazı büyük yuvar-lak hız ölçere entegre edilmiştir. Planın anlaşılması kolaydır; hem göze hitap eder hem de bilgilendiricidir. Bu parlak göze çarpanlar – HHR’ın sadece tasarımını değil aynı zamanda da mükemmel kalitesinin altını çizer- iç mekanda birkaç yerde birden bulunur: dört yuvarlak ha-valandırma deliği, kapı kulpları, vites kolu, havalandırma ve klima sistemlerinin bulunduğu noktalardadır.
Araçta yaşam; Günlük sürüş için birçok pratik fikir bir arada
* Çok amaçlılık: arka koltuk ve yolcu koltuğu katlanarak 1,634 lt lik boşluk alan oluştu-rur
* Şık çözümler: geniş tepsiler, çok fonksiyonel bagaj zemini
* Standart donanımlarının cömert seti: klima ve yol kontrolü dahil

Chevrolet HHR’ın en önemli özelliklerinden biri ferahlığıdır. Yüksek tavanı sayesinde, koltuk-larda çok geniş yer bulunur: öndeki boşluk payı 1,006 mm arkadaki 991 mm’dir. Araç beş yolcuyu rahatça taşımakla kalmaz yük alanı da ortalama olan 4.48 m uzunluğun üzerindedir. Arka kapak ve arka koltuk arasına 638 litrelik bagaj yerleştirilebilir ama koltuk katlandığında hacim 1,634 litreye yükselir. Araç yüklenirken arka koltukların çizilmesini önlemek için, sağlam koruyucu plastik kaplama ile kaplanmıştır. Önemli standart özellikleri arasında ayrı arka koltuklar daha geniş olan bölme yolcu tarafın-dayken 40:60 oranında katlanabilir. Bu sayede ön yolcu koltuğunun 2.44 m uzunluğundaki maddelerin taşınmasını sağlayacak şekilde katlanabilmektedir. Arka bagaj kapağı dokunma-tiktir. HHR’ın diğer bir pratik özelliği bagaj zemininde gizlenen üç gizli bölmedir: iki kilitlenebilir bölme arka koltukların hemen akransına yerleştirilmiştir ve ikisinin birlikte kapasitesi 12.9 litredir. Bagaj zeminindeki en geniş bölme 12 cm derinliğindedir ve 79.6 litreye kadar yük alabilir. Çok fonksiyonel kapağı erişimi kolaylaştırmak için 45°lik açıyla takılabilir. Alışveriş çantası gibi şeyleri asmak için bu kapağın alt kısmına kancalar asılmıştır. Buna alternatif olarak bagaj zemini daha büyük ve yüksek malzemeleri yerleştirmek üzere 60 cm yükseklikte dikey pozis-yonda kullanılabilinir. Bu özellikle de piknikler için pratiktir, çünkü bagaj kapağı 45 kg a kadar olan yükleri tutabilir. Bagaj için düzenleyici de Chevrolet yetkili satıcılarında mevcuttur. Arka koltukların hemen arkasına tutturulabilir ve tek bölmelere ayrılabilmesinden dolayı arkadaki malzemeleri düzenli tutmak için idealdir. İçeride daha pratik raflar ve tepsiler vardır, örneğin sürücü koltuğunun arkasında bir cep hari-tası ve orta konsolun üstünde kilitlenebilir bir bölme vardır. Chevrolet geliştirme ekibi aynı zamanda günlük sürüşü de düşünmüştür, çünkü bu kutuda çıkarılabilir yıkanabilir astar var-dır. Ön koltuklardaki orta kolluklar (standart) ve orta boşluktaki ön ve arkadaki yolcular için bardak tutucularla rahatlama duygusu daha da artar.
Standart Özellikleri:
* Klima
* Uzaktan kumandalı merkezi kilit
* Yol kontrolü
* Elektrikli camlar
* Bel desteği ile elektrikli ayarlanabilir sürücü koltuğu (sekiz pozisyon)
* Sis lambaları
* Deri koltuklar
* Ses sistemi için uzaktan kumandalı deri kaplamalı direksiyon
* MP3 girişli ve yedi hoparlörlü CD radyo
* Isıtmalı ön koltuklar ü

Motor ve Şasi; Standart ESP’li Chevrolet Avrupa’nın ilk modeli
* Akıcı çalışma: 175 hp ve 224 Nm li 2.4-litre gaz motoru
* Rahat: kokpitte benzin değişim göstergesi
* Güvenli: standart olarak ESP, ABS ve çekme kontrolü

HHR’ın genel baskın ama sportif HHR'ın genel olarak baskın ama rahat görünümüne uyması için, Chevrolet 175 hp üreten 2.4-litre lik dört silindirli geniş hacimli bir motor seçti. Standart beş ileri manuel şanzımana alternatif olarak, HHR aynı zamanda elektronik olarak kontrol edilen dört ileri otomatik bir şanzıman ile de sunulacaktır.

Kilit bilgilere genel bakış:
* Motor : 2.4
* Hacim (cm3) : 2,399
* Elektrik (rpm de kW/hp) : 6,200de 125/170
* Maks. tork (rpm de Nm) : 224 at 4,800
* Maks. hız (km/h) : 180 (180)
* MVEG genel tüketim - (L/100 km) : 7.8(8.6)

Gruplardaki otomatik versiyon için rakamlar

Modern HHR dört silindirli motorun teknik özellikleri arasında:
* Tümüyle alüminyum tasarım
* Çift üst eksantrik mil (DOHC) ve her silindire dört valf
* Yumuşak ilerleyen motor için iki karşı dönen denge mili
* Elektronik kelebek valfi
* Hidrolik valf manivelalı düşük friksiyonlu silindir dişli kaldırıcılı valf dişli takımı
* Eksantrik miller için düşük korumalı zincir sürücüsü
Rahat sürüşü sağlamak için gürültü milimine özelikle dikkat edilmiştir. Örneğin, pistonlar po-limer kaplamalıdır ve soğuk çalıştırma durumunda akustikleri olumlu etkileyen yeni bir halka tasarımına sahiptir. Yeni iki katmanlı motor kaplaması ve otomatik zincir germe aleti de gürül-tü emilimine yardımcı olur. Yağ değişiminin zamanı geldiğinde HHR sürücüsüne kokpit görüntüleme ile haber verilir. GM Yağ Ömrü Sistemi, önceden belirlenen yapılan kilometreye sıkı sıkıya bağlı kalmak yerine, motorun çalışma durumunu elektronik olarak göstererek ve buna bağlı olarak yağ değişiminin gerekip gerekmediğini hesaplayarak yağ değişimleri arasındaki süreyi uzatır. HHR Chevrolet Avrupa’nın elektronik denge programlı (ESP) ilk modelidir. StabiliTrak olarak bilinen bu sistem ABS ve çekme kontrolü gibi standarttır. Ön süspansiyona McPherson destekleri ve arkaya tork kirişi monte edilmiştir. Chevrolet Avrupa’ya yalnızca sportif FE3 şasi donanımı ile gönderilecektir. Sportif ayarlama-ya tek tüplü şok emiciler ve 215/50 R 17 lastikli 17" tekerlekler dahildir.

Tarihçesi; Chevrolet geleneğinde harika bir araç
* Örnek alınan 1949 Chevrolet Banliyö modeli
* Amerika’daki yeni çeşit Chevrolet HHR Panel Van
* Genç tasarımcılar tarafından uyarlanan HHR kreasyonları

HHR'ın çarpıcı görünümünde – özellikle de yüksek tavanı, yuvarlak farları ve yarım daire radyatör ızgarası- 1949 Chevrolet Banliyöden ilham alınmıştır. 1936’da çıkarılan bu hafif araçların üçüncü kuşağının ana özelliği alışılmışın dışında beş çubuklu ızgara, çamurluklara entegre edilmiş oyuk farlar, yuvarlak yolcu kabini ve geniş cam alanlarla tamamen modern tasarım. Ilk kez, kaporta tek parçadan oluştu ve yukarıya doğru kaydığında açması kolaydı- bundan önce yana katlanan iki kanat vardı. Chevrolet kamyonları 90 hp’ye kadar üreten 3.6-litre altı silindirli tek hizada olan ünite ile çalıştırılıyordu. Banliyö sadece yolcu taşıma için yapılmamıştı- şirket aynı zamanda pikaplar, stake bed, tenteli araçlar ve panel vanlar da alternatif karoseri çeşitleri olarak sunuyordu. Panel van da HHR’a paraleldir. 2007’nin başında Amerika’da böyle bir model çıktı. Arka yan camlar ve arka farlar yerine metal girişler dikkat çeken özellikleridir. Chevrolet Amerikan otomobil sanayisinin farklı bir parçasına geçti. 1,614 litreye kadar bagaj hacmi olan iki koltuklu Chevrolet HHR Panel Van sadece küçük işletmeler ve kurye servisleri için pratik bir teslimat aracı değil aynı zamanda Chevrolet’nin geçen yıl Nisan’da New York Auto Show’da gösterdiği "Skull from Hell“ çalışmasında olduğu gibi harika bir araç olmak için gerekli her şeye sahiptir. Çarpıcı şıklıktaki HHR Chevrolet ve Detroit Yaratıcı Çalışmalar Koleji (CCS) arasındaki işbirliğinin bir sonucudur. Yedi CCS öğrencisine 18-25 yaş arasındaki kitleyi hedefleyen HHR panel vanı tasarlama görevi verildi. GM başkan yardımcısı Bob Lutz’un başkanlığındaki jüri "Skull from Hell" projesini seçti. Livonia Michigan’dan Jim McCammon’ın tasarımı yapıldı ve çiçekçilerin teslimat aracı olarak isimlendirilen HHR ile birlikte New York Auto Show’da ilk ke tanıtıldı. Chevrolet HHR’ın harika çeşitlerini tasarlamaktan ve halka tanıtmaktan çok zevk alır ve hızla büyüyen bir hayran ve ayarlayıcı kitlesi HHR’I bir tutku objesi olarak büyük bir hayal gücü ve bağlılıkla keşfetmiştir ve aracın bazı çılgın versiyonlarını yaratmaktadırlar. Bunlardan bazılarına göz atmak için: http://www.hhrclub.org/photos_view.php ziyaret edilebilinir.

20 Eylül 2007 Perşembe

2007 YILININ EN İYİ 13 OTOMOBİLİ

007 yılında piyasaya çıkan otomobiller arasında yapılan güvenlik testleri ve deneme sürüşleri sonunda 2007 yılının En İyi 13 Otomobili belirlendi. Bu otomobiller IIHS (Uluslar arası Otoyol Güvenliği Enstitüsü) tarafından “Top Safety Pick” ödülü (En Üst Derece Güvenlik Ödülü), EuroNCAP testlerinde 5 Yıldız alan ve standart olarak sunulan güvenlik donanımları göz önüne alınarak seçildi. (Aşağıdaki numaralandırma rastgeledir.)




1) Acura RDX; Acura’nın RDX modeli temelinde Honda CR-V mühendisliğinin bir kısmını barındırır. Honda’nın SUV’ların tamamında olduğu gibi Acura’da da VSA (Araç Denge Kontrol Programı) ve SH-AWD (Super Handling All Wheel Drive) standart olarak sunuluyor. Geçen yıl IIHS'nin yaptığı kza raporları açıklamasında en çok ölümlü kazanın meydana geldiği markalarda üst sıralardaydı. Acura dersine iyi çalışmış ki bu yıl kilisteye girmeyi başardı.



2) Audi A4; Audi bu modeli ile geçen yılda bu listeye girmeye çok yaklaşmıştı. EuroNCAP’ten 5 yıldız almış fakat IIHS’nin “Top Safety Pick” ödülünü kaçırmıştı. Bu sene IIHS’den aldığı ödülle, genişleyen koltukları ve gelişen donanımları ile listemize girmeyi başardı.



3) Audi A6; Audi A4 te olduğu gibi A6 ile geçen yılda bu listeye girmeye çok yaklaşmıştı. EuroNCAP’ten 5 yıldız almış fakat IIHS’nin “Top Safety Pick” ödülünü kaçırmıştı. Bu sene IIHS’den aldığı ödülle, genişleyen koltukları ve gelişen donanımları ile listemize girmeyi başardı.


4) Honda CR-V; Honda’nın bütün SUV’larında olduğu gibi CR-V modeli de EuroNCAP’ten 5 yıldız ve IIHS’nin “Top Safety Pick” ödülünü Elektronik Denge Kontrol Programı’nı standart olarak sunduğu için listemizdeki yerini aldı.



5) Honda Pilot; Honda’nın yeniden boyutlandırılarak Crossover SUV haline getirilen modeli tıpkı diğer Honda SUV’lar gibi EuroNCAP’ten 5 yıldız ve IIHS’nin “Top Safety Pick” ödülünü Elektronik Denge Kontrol Programı’nı standart olarak sunduğu için listemizdeki yerini aldı.



6) Hyundai Entourage; Hyundai’nin yeni minivanıdır. Göreceli olarak Kia Sedona ile ufak farklar dışında aynı araçtır.



7) Kia Sedona; Kia’nın yeni minivanıdır. Göreceli olarak Hyundai Entourage ile ufak farklar dışında aynı araçtır. Sedona’nın Entourage’a göre daha keyifli ve sakin bir sürüşü dışında kaliteli işçiliği ile birbirinden ayrılır.



8) Mercedes Benz M Class; Mercedes M sınıfı modellerinde mühendisliği ile ön plana çıkmıştır. IIHS’nin görüşüne göre M sınıfı enkaz haline bile dönse içinde sağ çıkacağınızdır.





9) Saab 9-3; Saab 9-3 kesinlikle sınıfının en güvenli otomobili olmakla beraber ön tekerleklerden çekişli en iyi performans arabalarından biridir.






10) Subaru B9 Tribeca; Tribeca’nın tuhaf tasarımı belki herkesin zevkine hitap etmeyebilir ama iş güvenliğe geldiğinde üzerine düşeni en iyi şekilde yapmaktadır. B9 Trbeca’da ESP standart olarak sunulmaktadır.



11) Subaru Forester; 2007 model otomobiller arasında IIHS ve EuroNCAP testlerinde ESP donanımı olmayan ama en yüksek puanları alan tek arabadır. ESP sadece Sport 2,5 XT modelinde opsiyonel olarak sunulmaktadır.



12) Subaru Legacy; Subaru’nun, Toyota ‘nın Camry modeline misilleme olarak ürettiği modelidir. IIHS’nin yaptığı çarpışma testlerinde elde edilen sonuçlara Toyota Camry yaklaşamamıştır.





13) Volvo CX90; Volvo’nun bugünkü şöhretini araçlarının güvenilirliliğine borçlu olduğunu herkes bilir ama daha önceki listelerde Volvo’nun olmaması herkesi şaşırtmıştı. Ford’un İsveçli lüks otomobil markası XC90 SUV’u ile bu yılki listeye girmeye hak kazandı.





Not: Yukarıdaki sıralama otomobiller arasında herhangi bir kalite veya güvenlik sıralaması içermemektedir.

16 Eylül 2007 Pazar

Colin McRea Hayatını Kaybetti...

Codemaster firması tarafından üretilen ve kendi adını taşıyan bilgisayar oyunu ile bir çok insanı ralli ile tanıştıran, dünya şampiyonu ünlü rallici Colin McRea (39) ile oğlu Johnny Gavin McRae (5) evlerine çok yakın olan Jerviswood, Lanarkshire'ta 15/09/2007 de öğleden sonra geçirdiği bir helikopter kazasında hayatını kaybetti. İngiltere'ye ilk ralli şampiyonluk kupasını 1995'te getiren ve ülkenin en zeki sporcusu olarak adlandırılan McRea, 25'ten fazla yarış kazanmış, 42 kez podyum görmüştü. McRea'nın menejeri Jean-Eric Freudiger kaza anında helikopteri Colin McRea'nın kullandığını ve helikopterde Johnny'nin okuldan bir arkadaşı ile babasınında olduğunu ve onlarında hayatlarını kaybettiğini belirtti.

11 Eylül 2007 Salı

Saab Frankfurt Otomobil Fuarında Turbonun 30. Yılını Kutluyor...

Saab 1977 Eylül ayındaki Frankfurt Fuarı’nda ilk turbo modelini halka tanıttığında tüm otomotiv dünyasını şaşırtmıştı. Şimdi, tam 30 yıl sonra, son performans otomobilini halka tanıtırken aynı zamanda da yeni görünümlü 9–3 serisini de görücüye çıkarıyor.

Turbo bugün Saab’ın, hem güç hem de çevresel performans anlamında “daha azla daha fazla” kazanma olarak ifade edilen ve Saab Biopower’ın, Avrupa’nın yükselen “esnek yakıt” segmentinde bir numara olmasını sağlayan motor felsefesinin temelini oluşturuyor.

Dünya Prömiyeri: Saab Turbo X

Saab, markası için yeni performans standartları oluşturan dört tekerlekten çekişli, sürücü odaklı Saab Turbo X modelinin lansmanıyla, turbo motorun otuz yıllık liderliğini kutluyor. -Black Limited Edition Saab’n ilk siyah 900 Turbo’sunun ikonik çekiciliğini uyandırıyor. Daha faza sürücü hâkimiyeti ve dinamik şasi kontrolü için yenilikçi Saab XWD
-Dingiller ve arka tekerler arasında aktif tork dağılımı
-En iyi yol tutuşu için elektronik şasi ayarları ve ayarlı süspansiyon
-280 hp/206 kW 2.8V6 turbo motoru, 400 Nm tork. 5,7 saniyede 0-100 km/s.
-Gelişmiş aerodinamik için göz alıcı eklentiler.

Halka ilk gösterim: Yeni Saab 9–3 Serisi

Yeni 9–3 serisinin, Saab’ın İskandinav tasarım geleneklerinden ve ödüllü Aero X konsept otomobilinden esinlenen cesur ve iddialı bir görünümü var.

-A sütununun önünde yepyeni karoser işçiliği
-Daha temiz bir görünüm, yeni kapılar, farlar, ön ve arka tampon
-Sınıfında lider güç ve verimi sağlamak için iki aşamalı 180 hp/132 Kw 1,9 turbo dizel
-Ayrıca daha güçlü 200 hp/147kW Saab BioPower (E85)

Saab Turbo’nun 30 yılı

Saab Nasıl Turbo Oldu

“Daha az olan daha fazladır” fikri, iyi İskandinav tasarımlarının minimalist geleneğinin aslıdır. Dekorasyon ve süs bazen şeklin, hattın veya çizginin algısının başka tarafa çekilmesine sebep olabilir. Bu İskandinav bakış açısı Saab’ın otomobil tasarımının büyük bir bölümünü oluştursa da, “daha az olan daha fazladır” felsefesi, Saab’ın turbo ustalığıyla daha çok özdeşleşmiş olabilir.

Otomotiv haritasına turbo’yu koyan Saab’dır. Her şey bundan 30 yıl önce Saab turbo modelinin Frankfurt Fuarı’nda görünmesiyle başladı. O zamanlar Saab motorundan daha fazla güç ve verim elde etmede turbo güvenilir ve gerçekçi anlamda kullanan tek otomobildi. Takip eden 30 yıl içinde Saab’ın başarısı gösteriyor ki en güzel iltifat taklit etmektir, çünkü şu anda turbo model sunmayan çok az üretici firma var.

Bu nedenle turbo’nun cazibesi şu anda 30 yıl öncesinden daha baştan çıkarıcı. Bu Saab’ın “uygun büyüklük” dediği şey. Daha az olan daha fazladır. Turbo bir motor, turbo olmayan, benzer güç üreten bir doğal emişli motordan daha hafif, daha küçük ve daha ekonomiktir. Bu kadar da değil. Turbo bir motor, motorun egzozundan çıkan gazı enerjiye çevirerek daha fazla güç üretir. Aksi takdirde boşa gidecek olan enerjiyi yeniden kullanma fikrine gittikçe daha da mecbur kalınıyor.

Bedavadan kazanç

Mühendisler size bedavadan kazancın motor tasarımında gerçekçi bir olmadığını söyleseler de, çoğu bir motor yakıt yaktığında ortaya çıkan enerjinin yüzde otuzunun şambriyelden, yani bu durumda egzoz borusundan çıkıp gittiğini kabul ederler. Bir tubo otomobil bu enerjiyi motorun içine daha çok hava girmesini sağlamak için kullanır. Elbette ekstra hava geldiğinde daha fazla yakıt da ilave edilmesi gerekir ama böyle bir durumda turbo, sürücüye iki seçenek sunar.

Saab’ın önde gelen uzmanı, bazen de “turbo üretiminin babası” olarak bilinen Dr Per Gillbrand’ın söylediği gibi: bir tubo güç aktarım ünitesi, bir taşla iki kuş vuruyor. Günlük trafik şartlarında kullanmak üzere “küçük” bir motor ve turbo’nun tam gaz gitmesi gereken durumlarda daha fazla güç ve performans sağlayan “büyük” bir motor.

Bugün, Saab turbo teknolojisinde en önde yerini alıyor. Fosil yakıtlarından CO2 emisyonunu yok etmeye çalışan bir dünyada Saab BioPower motorları bu emisyonları büyük ölçüde düşürmek için – benzinle daha fazla güç üretmek de mümkünken - turbo ve etanol (E85) i de beraberinde getiriyor. Akıllıca bir kazan/kazan çözümü.

Tekrar 1977’ye dönersek, turbo’nun sadece güç alanında kazançlı bir çözüm olduğuna dair şüpheler gitgide arttı. Sıkıştırma basıncının kontrol edilmesi için ilk çabalar, diğer üreticilerin daha ileri otomobil üretimleri için cesaretini kıran sıkı bir güvenlik geliştirmişti.

Fakat mühendislerin ve idarecilerin bağımsız kafa yapıları sayesinde daha da geliştirilen Saab bunun başarabileceği konusunda ikna olmuştu. Şirket, yüksek irtifadan doğan zararlı etkileri telafi eden ve motorlarında yaygın olarak turbo şarj kullanana uçak tasarımlarından tecrübe edindi. Aynı zamanda bu bilgiyi de turbo, geniş, ağır hizmet dizel motorları kullanan çalışma arkadaşlarıyla da paylaştılar.

Büyüleyici Geleneksel İlim

Saab, sıkıştırma basıncını kontrol etmek için kısa devre vanası kullanarak, “turboyu evcilleştirdi”. Dünyanın olan biteni anlaması çok uzun sürmedi. Saab 99’un 2 litrelik motoruna bir turba şarjı uydurmaya çalışmak, hızlanma sırasında motorun çekiş gücüne yüzde 23 daha fazla maksimum beygir gücü ve torkta yüzde 45 gibi bir artış verdi. Buna benzer güç oranları üretmek için, doğal emişli bir motorun yüzde 50 daha kapasiteli, 50 kilo kadar daha ağır ve yüzde 50 daha az yakıt yakıyor olması lazım.

İngiltere’nin hatırlı otomobil dergilerinden birindeki ilk Saab 99 Turbo testine göre: “Sadece performans değil kat ettiği yolda önemlidir. Hızlanması da benzersiz. Tepeden aşağıya inen bir dağ treni gibi, turbo sıkıştırması arttıkça Saab da gitgide hızlanır. Olağanüstü bir şey.” Turbo çağı başlamıştı ve takip eden on yıl içinde siyah Saab 99 ve 900 Turbo modelleri Saab markasının tamamlayıcı imajları olacaktı.

Yıllar içinde Saab turbo hünerini daha da güzelleştirdi. Dağ treni hala orada duruyor ama sürüş bu sefer biraz daha konforlu. Motor idare sistemleri ve turbo şarjlı tasarımlar bugünün Saab turbo motorlarına daha yumuşak ve ilerici güç verimi sağladı. Örneği yeni Turbo X, çok düşük motor tur sayılarından 400 Nm lik çekiş gücü sağlar, ki bu da çok daha büyük motorların özelliğidir.

Turboşarj Saabı Amerikan Kayalıklarında 2,650 metre (8,700 ft) yükseğe çıkararak turbo otomobillerin yüksek irtifada da hala nasıl başarılı performans sergilediklerini gösterdi. Ve deniz seviyesinde, 9000 Aero modeline bir Ferrari Testarossa’dan daha hızlı bir vites sağladı. Ve bir de, bir milyondan fazla mil yol kateden Saab Turbo sahibi de var.

Saab 1922 de Londra’nın şehir trafiğinde bağımsız ir oto testi düzenleyerek Trionic motor idare sisteminin (bugün Generation 8 kullanılıyor) yeteneklerini sergiledi. Saab’ın egzozundaki kirleticilerin atmosferdekinden çok daha az olduğu ortaya çıktı. Otomobil, havayı “temizliyordu”!

Bugün, enerji tasarrufunun ve daha fazla verime elde etme arzusunun daha da büyüdüğü bir dönemde, Saab turbo’nun geleceği daha da parlak görünüyor.

Turbo, sofistike motor yönetimi, fakir yanma modu teknolojileri ve Saab BioPower ve E85 bioetanol gibi bio yakıtın potansiyel kullanımını birleştiren anahtar bir bileşendir.

Tekrar Saab turbo’nun öncüsü Dr Per Gillbrand’dayız. Konu verimli motor tasarımına geldiğinde aynı felsefeyi paylaşıyor. “Bütün motorların bir yağ pompası, yakıt pompası be su pompası bulunur” derdi. “Neden bir de turbonun ta kendisi olan hava pompası yok? Bence motorların hava pompası olmaması çok garip!” Şimdilerde, böylesi özgür düşünme gücü sayesinde birçok aracı var neyse ki.

Saab Turbo X:

Saab 21. yy’ın Siyah Turbo’sunu Yollara Çıkarıyor

- Performans otomobili Saab Turbo’nun 30. yıl dönümünü kutluyor.
- Yenilikçi tüm-tekerlerden-çekiş sistemli Saab XWD’nin lansmanı
- Eşsiz tasarımı Saab 900 Turbo görünümünü andırıyor.
- Spor sürüş için ayarlanmış şasi, süspansiyon, frenler, lastikler
- 400 Nm / 280 hp (206 kW), 2.8 V6 Turbo: 5.7 saniyede 0-100 km/s

Saab bu seneki Frankfurt Otomobil Fuarı’nda marka için yeni standartlar yaratan, sürücü odaklı performans aracı Saab Turbo X’i tanıtarak turbo’da 30 yıllık liderliğini kutlayacak.

Sınırlı sayıda siyah model, yenilikçi Saab XWD teknolojisini ve ilk siyah 900 Turbo modelinin ikonik cazibesini hatırlatarak Saab’ı “geleceğe taşıyor”.

280 hp/206 kW 2.8V6 turbo motorundan 400 Nm’lik torkla Turbo X yeni Saab 9–3 serisinin nihai performans ifadesidir. Saab XWD sadece dingiller arasında değil, arka tekerler arasından da tork dağılımı yapan aktif idare sistemi barındırıyor. Bu uyumlu sistem Saab’dan önce hiç görülmemiş dinamik şasi kontrolü ve sürücü katılımı sağlar.

Süspansiyon ayarlarına ve elektronik şasine, gaz pedalına ve güç aktarma ayarlarına ek olarak, Turbo X aerodinamik performansını artıran ayrıcalıklı tasarımlara sahiptir.

Sport Sedan veya SportWagon karoser tasarımında bulunan sınırlı sayıda Saab Turbo X, Saab XWD’nin lansmanını sunuyor. Sipariş defteri şu anda açık ve ilk müşteri teslimlerinin önümüzdeki yılın ikinci çeyreğinde gerçekleşmesi bekleniyor.


Saab XWD ile Sürücü Odağı

- Üstün yol tutuşu ve direksiyon hâkimiyeti için akıllı Saab XWD
- Arka eLSD arka tekerler arasında %40 a varan tork transferi sağlıyor.
- Değişen subap ayarı ve çift turbo kanalı ile 2,8 V6 Turbo
- Sportif şasi tüm-tekerlerde-çekiş sisteminin yararlarını en yükseğe çıkarıyor.

Saab Turbo X, Saab’ın benzersiz turbo deneyimine şasi kontrolü ile yeni bir boyut kazandırıyor. Bütün bunlar Saab’ın yenilikçi XWD sisteminin potansiyel gücü ile sadece “sürücü memnuniyeti” sağlamak için bir araya gelmiş olan sportif süspansiyonu, freni, elektronik kontrol sisteminin bir sonucu.

Saab XWD araç yol tutuşunu ve dengesini artırmak için tasarlanan tüm-tekerlerden-çekiş sistemine sahip bir araçtır. Sadece iki dingil arasında değil, arka tekerler arasında da sürüş torkunun dengesini sağlayan sofistike elektronik kontrole sahip. Böylece, bu şasinin performans esnekliğini genişletir, mesela ESP’nin ve fren sınırlamalarının devreye girdiği eşiği yükseltir. Sonuç: “pozitif güç” şasi kontrolü sayesinde daha yakın sürücü katılımı..

XWD’nin sürüşünden en fazla açık yolda anlaşılabilir. ABS/ESP sensorlarından alınan bilgi – tekerlek hızı, rotadan çıkma oranı ve dönüş açısı – Saab XWD kontrol modülleri tarafından kullanılıyor. Geri gitme, yol tutuşu ve dengeyi geliştirerek aşırı yönlendirmeli ve yetersiz düzenlemeli özellikleri düzenler. Turbo X’te sürücü kontrolü, pazarda bu segmentin elektronik olarak kontrol edilen, arka sınırlı kaymalı diferansiyelin ilk uygulaması olan eLSD ile bir adım daha geliştirilmiş. Arka tekerlek hız sensorlarından aldığı girdileri alır ve eksantrik kam milleri arasındaki torkun %40 ı kadar, yol tutuşu daha fazla olan tekere transfer eder. Keskin virajlarda, bu rotadan çıkmayı azaltan sistem, aracın arkasının ön tekerleri daha kararlı biçimde takip etmesini sağlar.

Saab XWD’den tam anlamıyla yararlanabilmek için, Turbo X’in şasisi 10 mm kadar azaltıldı ve makaslar ve amortisörler sarsılmayı en aza indirmek için sertleştirildi. Yükü hesaba katmaksızın devamlı sürüş yüksekliğini sağlamak için, arka tarafa kendinden ayarlı amortisörler yerleştirildi.

Yerleştirilen fren diskleriyle durma gücü de arttı:
önde içten havalandırmalı (345 mm çap x 30 mm)
arkada dıştan havalandırmalı (292 mm çap x 20 mm)
Standart 235/45 R-18 lastikler, 18 inç alaşım jantlar için mükemmel mekanik tutuş sağlıyor.

Turbo X’in merkezindeki güç santrali 2,150 ila 4,500 rpm arasında 400Nm lik tork üreten ve maksimum gücü 5,500 rpm’de 280 hp (206 kW)olan 24-valfli, 2,8 litre V6 turbo motorudur. Gelişmiş özellikleri, silindirler arasında mükemmel denge için 60 derecelik bir açıyla tamamen alüminyum ve hafif yapım, değişken giriş subap ayarı ve çift turbo kanalı bulunuyor. 6 farklı hızda manuel veya otomatik vites seçeneği ile birlikte sunuluyor. Bu uyumlu, yüksek torklu güç aktarım mekanizması Saab XWD için mükemmel bir arkadaş. Bir araya geldiklerinde, Saab Turbo X’e kazandırdıkları tüm-tekerlerden- çekiş sistemli performansı ve yol tutuş özelliği ile tatmin edici bir sürüş keyfi tatmak isteyen sürücülere çok çekici gelecek.

Saab Siyah Turbo Yeniden Doğdu
- Saab 900 Turbo’ya özel, ayrıcalıklı Jet Black rengi.
- İşlevsel sportif karoser tasarımı aerodinamik etkiyi artırıyor.
- Turbo kalıtımlı boost gauge ve kişiselleştirilmiş sürücü ekranı

Saab Turbo X, yeni 9–3 serisinin sağlam ve yenilikçi tasarım temalarını artırarak, tüm odağını görsel olarak sürüş performansına bağlıyor. Sadece metalik jet black’te bulunan ön ızgara ve tüm dış ayrıntıların mat gri titanyum benzeri cila vurgusu ile Saab Turbo X, şöhretli siyah 900 Turbo atasının çağdaş bir ifadesini sunuyor. Ayrıcalıklı tasarımı hem Turbo X’in performans odağını vurguluyor hem de aero dinamik verimi artırıyor. Önde daha derin bir lip spoiler ve motora ve ara soğutucuya giren havayı artıran bütünleşmiş hava giriş katkısı bulunuyor. Arkada yeniden tasarlanmış tampon ve ekleme paneli, rüzgârın geri itme kuvvetini indirerek ve yüksek hız istikrarına yardımcı olarak hava akım ayrılma noktasını da düşürür. Spor Sedan, arka aksta yüksek hız lift gücünü indirerek, sandık güvertesi hattını uzatan bir arka spoiler’a sahiptir. Standart SportCombi’nin de arka tavan hattını genişleten benzer bir spoiler’ı var. Turbo X, ayrıca Saab’ın klasik üç jant teli tasarımını andıran titanyum benzeri gri cilasıyla eşsiz 18 inçlik alaşım jantları ile gayet seçkindir. Sarmal ve romboid biçimli egzoz borusu da dış tasarımı tamamlıyor. Kabinde, “siyah turbo” teması devam ediyor. Ekstra yastıklarla sportif döşemeler tamamen siyah deri ile kaplanmıştır. Sportif ambiyans, ana gösterge panelinin karbon fiber cilası, kapı dolguları, torpido gözü ve Turbo X’e özgü olan vites değiştirme konsolu ile daha da vurgulanmış. Sürücü, belirgin biçimde çerçevelenmiş, yumuşak tutuşlu deri direksiyon simidinin verdiği geliştirilmiş hissin tadına varıyor. Oturma konforu, delikli yastıklarla bezenmiş ön oturma minderlerini de içeren opsiyonel gerçek deri iç tasarımla bir adım öteye taşınabilir. Saab’ın Turbo kalıtımının takdiri olarak, Turbo X boost gauge orijinal 900 Turbo’nun bir kopyası. Kullanıcılar, direksiyona geçip marşa bastıklarında hoş bir karşılamayla yüz yüze geliyorlar. Ana gösterge panelinde eşsiz bir “Kalkışa Hazır” mesajı yanıyor. Aracı bayi tarafından kullanıcının adı ile birlikte otomobilin yayım numarasın da görünmesi programlanabilir.

Saab Turbo X Teknik Özellikler

Motor: 2792 cc V6 Alümninyum silindir kapağı ve bloğu. Ara soğutuculu çift kanat Turbo şarj. DOHC 24- subap. Değişken subap ayarı. Dual-mass çark. Bosch Motronic ECM. Maksimum Güç: 280 hp(206 kW) @ 5,500 rpm. Maks. Tork: 400 Nm @ 2,150 – 4,500 rpm Silindir çapı/strok: 89.0/74.8 mm. Sıkışma Oranı: 9.5:1. Maks. Sıkıştırma Oranı: 0.8 bar.

Vites: Saab CWD, tüm-tekerlerden-çekiş sistemi. Elektronik arka sınırlı kayma diferansiyeli. (eLSD)6 hızlı manüel ya da otomatik vites kutusu.

Süspansiyon: Ön: MacPherson kavramaları ve gaz şok amortisörleri. Anti devrilme çubuğu. Hydroformed alt şasi. Arka: bağımsız, toe-link dahil olmak üzere 4 bağlantılı. Bobin yayı ve kendinden ayarlı şok amortisörler. Anti devrilme çubuğu. Alt şasi

Direksiyon: Kramiyer ve pinyonlu direksiyon, hidrolik güç yardımı. Dönüş Çapı (Bordürden bordüre). 11. 7m. Lock to lock hareketi: 2.75 dönüş.

Tekerler, Lastikler:
18 x 7.5" , 235/45R18
19 x 7.5" , 235/40R19

Fren: Hidrolik, çift devre kesici system, yardımcı vakum pompası. Diskler: 345 mm / 292 mm (tam havalandırmalı)

Performans Bilgisi
0 - 100 kph:
Sport Sedan: 5.7 saniye (manuel)
SportWagon: 5,9 sn (manuel)

80- 120 kph (5. vites):
Sport Sedan: 7.9 sn
SportWagon: 8,3 sn

MAX Hız:
Sport Sedan: 250 kph (manuel)
SportWagon: 250 kph (manuel)

Saab 9-5 Serisi, Model yılı

2008 Nordic Edition Saab 9-5’i ekledi

Saab 2008 Model yılı için Nordic edition’a Saab 9-5 Sedan ve SportWagon serisini ekleyerek İskandinav köklerini kutluyor. Tüm vector donanımı için bir üst sınıfta ulunan Nordic Edition * gelişmiş standart özelliklerine aşağıdaki nitelikleri ekliyor. Tamamen deri sportif iç mekân, deri/mat alüminyum direksiyon simidi, yükseltilmiş ses sitemi, seyir kontrol sistemi, park yardımı, eşsiz 17 inç 5 jant telli alaşım jantlar ve otomatik kararmalı dikiz aynası. SportWagon ayrıca mat alüminyum tavan rayı ve arka bagaj tabanın altında depolama tepsisi bulunduruyor. İki Saab BioPower motor seçeneği sunan Saab 9–5 hala İsveç’in en çok satan “esnek yakıtlı” motoru olma özelliğini sürdürüyor. Bu sınıf yeni model yılında her üç özellik için de geçerli (Linera, Vector ve Aero),ve 150 (110 kW) den 260 hp (191 kW) ye kadar tamamen turbo bir motor sunuyor. Diğer geliştirmeler şunları içeriyor:
Renk kademeli dış kapı kolları, marşpiye uzantıları ve seri boyunca standart sürtünme stripleri
Koyu çelik rengi madeni göstere paneli ve Vector değişkenlerinde iç mekân düzeni
Lüks, gerçek deri döşemelik seçeneği
Linear ve Vector değişkenleri için sunulan yeni 16 inç jantlar
Vector ve Aero değişkenleri için sunulan 17 inç jantlar
Gümüş kar rengi, biber yeşili ve iki yeni madeni renk
Aero modelleri için opsiyonel Lastik Basınç Kontrol Sistemi (TMS) *Ayrıntılar pazara göre değişkenlik gösterebilir. Yeni Saab 9-3 Serisi: Dinamik Görünüm, En Uç Teknolojinin Vitrini…
Aero X konseptinden esinlenen modern İskandinav tasarım.
Saab XWD, sürüş câzibesinde yepyeni bir boyut daha açıyor.
Yeni çift turbolu dizelden sınıfının lideri güç ve yakıt ekonomisi kombinasyonu. Yeni Saab 9-3 serisi, cesur ve daha iddialı görünümü ile tüm tekerleklerden tahrik sistemi ve daha güçlü dizel, benzin ve BioPower (E85) motorların tanıtımı da dahil motorda bir dizi yepyeni gelişmeler yansıtıyor. Saab’ın ödül kazanan Aero X konsept otomobilinden esinlenen farklı, mükemmel ön tasarım, Saab 9-3 serisinin sportif çekiciliğini daha da güçlendirmek için tasarlandı. Yeni 9-3 üç-yakıtlı bir motor serisinin müjdesini veriyor. Yenilik ve değişim getiren 180 hp (132 kW), çift turbolu 1.9 dizel, bir üst sınıfa çıkartılan 280 hp (260 kW), 2.8V6 turbo benzinli motor ve ayrıca E85 yakıt üzerinden 200 hp (147 kW) sağlayan 175 hp 2.0t Saab BioPower da bu motor serisine dahildir. En ileri derecede geliştirilen tüm-tekerlerden-tahrik sistemi (Saab XWD – ‘çapraz tekerden tahrik [cross wheel drive]’), yalnız 9-3 Aero Sport Sedan ve SportWagon modellerine özeldir. Tekerlek patinajı yönetiminde ve elektronik-kumandalı arkadan sınırlandırmalı patinaj diferansiyeli kullanılmasıda yenilik ve değişim getiren özelliklerindendir. Yeni 1.9-litre çift turbolu dizel motor, sınıfının lideri yakıt verimliliği sunar ve birinci kalite prim yapan segmentde entegre çift turbolu sistemi kullanan ilk dizel motordur. İlerici tasarım
Yeni ön, arka ve yan görünümleri ile dinamik, bütünleşik tasarım.
Aero X konseptinden esinlenen ön tasarım.
‘Klemşel’ kaporta, temiz, net karoseri yüzeyleri, dumanlı beyaz arka far camları. Yeni 9-3 serisi; A-sütunun ön tarafındaki tamamen yepyeni karoseri işçiliği ile, yeni tampon dökümleri, önde ve arkada hafif montajlar ve ayrıca SportSedan ve SportWagon için yeni kapılar ve kapı kolları ile görsel olarak fark yaratır. Konik yan marşpiyel uzantıları, tüm yeni 9-3 serisi boyunca standarttır. Bütün bu öğeler, otomobile daha net ve açık bir Saab kimliği ve daha cesur ve iddialı bir duruş kazandırır. Örneğin, Sport Sedan için, dış gövde panellerinin ve parçalarının % 70’i tamamen yenilenmiştir. Tasarım stratejisi; çağdaş ve klasik Saab tasarım temalarını, bu markanın fark yaratan, ayrıcalıklı karakterinin ilerici, modern bir anlatımı ile birleştirir. Saab ön panjurunun daha derin, daha göze çarpan evrimi, ilk kez Aero X konsept otomobilde görülen bir temayı adapte etmektedir. Şimdi markaya özel, ‘markanın imzasını taşıyan’ bir özellik olarak tasarlanan ince bir kaş şeklindeki aydınlatma kuşağı ile birleşen tamamen yepyeni far üniteleri ve far camları anılan bu temayı tamamlar. Sarmalayıcı bu üniteler, tepede toplanmış bir arka kenar şeklinde doruğa yükselip sona ererek 9-5 serisinden ve klasik 900 modelden alınan bir Saab tasarım temasının tanıtımını yapar. Saab’ın havacılık mirasına atıfta bulunan ön panjurun ortasındaki kanat motifi, tabiî ki burada da unutulmadı. Yeni görünüm, Saab imzasını taşıyan bir başka özelliğin uyarlanmasını da kapsar: ‘Klemşel kaporta’, ön kanatların en üst kısmı boyunca kapanır. Kaportanın preslemesi, tarama yapan U şeklinde bir model tasarım çizgisini işleme koyar, bu özellik ön camın kavisini yankılamaktadır ve ilk kez Aero X’de görülmüştür. Aerodinamik ön tasarım hatları; bir ön tampon ve trapezoid şeklinde derin hava giriş menfezli bir yarıcı, kama montaj ile tamamlanır; bu özellik Aero modellerinde daha çok vurgulanmıştır. Bu, aynı ön panjur gibi mat krom ile çerçevelenen derin siyah menfezler ile takviye edilmiştir. Yine Aero X konseptinde olduğu gibi, aslında bütün bunlar bir jet motorun hava giriş emme menfezleri için bir metafor temsil etmektedir. Arkada Sport Sedan ve Convertible, şimdi artık dumanlı beyaz far kümeleri özelliğine sahiptir. Yeni tampon dökümleri; kıvrımlı, kesintisiz satıhları ile çok daha derindir. Sport Sedan ve Convertible’ın arka bagaj kapakları da, SportWagon’unkine benzeyen entegre bir marka rozeti olan yeni mat krom bir yaşam kapı kolu modelini barındırır. Tamponlardan ve kapılardan (Convertible’da renk kademelidir) tüm dış sürtünme striplerinin kaldırılması, daha temiz, net ve daha bütünleşik bir genel görünüme katkıda bulunur. Yeni kapı panelleri, şimdi artık yeniden tasarlanan ve renk kademeli kapı kolları ile daha basit, daha az karmaşık bir şekil adapte etmektedir. Marşpiyel uzantıları, yeni tampon dökümlerinin taraklı köşeleri ile görsel olarak öne ve arkaya entegredir. Diğer dışsal gelişimlere şunlar dahildir; Rüzgar gürültüsünün azaltılması için düz cam silecek lastikleri ve 1.8i modelleri dışında şimdi artık tüm versiyonlarda bir opsiyon olarak sunulan 18 inç tasarımlı yeni alaşım jantlar. Bu seriye yeni renkler de eklenmiştir. Bunlar arasında Aero X’de gördüğümüz bir gümüş kar rengi metalik son kat boya da bulunmaktadır. Sürücü Odaklı Sportif Sürüş
Akıllı Saab XWD, daha fazla sürücü katılımı sağlar.
Sınıfının lideri performans için aktif sistem, % 100 oranına kadar arka tork transferi.
En ileri, en uç teknoloji: Sonsuz öncelikli angajman ve aktif arka LSD.
Yeni arka alt şasi ve süspansiyon geometrisi. Tüm tekerlerden tahrik sistemi (Saab XWD); tüm sürüş koşullarında ideal yol tutuş ve denge için en uygun duruma getirilecek şekilde tasarlandı. 9-3 Sport Sedan ve SportWagon’un Aero versiyonlarında sunulmaktadır. Elde edilebilen daha yüksek çekiş gücünü iyice sömürmek için neredeyse % 15 daha fazla maksimum tork (400 Nm) sağlayan, bir üst sınıfa çıkartılan 280 hp (206 kW), 2.8V6 turbo motor ile kombinasyon halinde ve altı-ileri manuel veya otomatik vites ile piyasaya çıkıyor. En ileri, en modern teknolojili sistem, yenilik ve değişim getiren başlıca iki özellik içerir: Kalkışta çekiş gücünü en ideal duruma getirmek üzere arka tekerleklerin sonsuz öncelikli angajmanı; ve arka tekerlekler arasında değişken tork transferine izin veren, aktif arka sınırlı kayma diferansiyeli (eLSD). Saab XWD, istenildiğinde çalışan tam otomatik bir sistemdir ve arka tekerleklere sürüş koşullarına bağlı olarak tork gönderir. Tork dağıtımı, önde ve arkada her zaman en ideal, en uygun durumdadır. Saab XWD, yeni 9-3 Aero sahiplerine düşük-kavramalı koşullarda emin-adımlı bir yol-tutuş sunarken, bu sistemin en ileri ve karmaşık operasyonu, tüm yol koşullarında sürüş deneyimine daha ileri bir sportif boyut katar. Tahrik torkunun ön ve arka akslar arasında en hassas bir şekilde dengelenmesi, ESP kısma valfı ve frenleme müdahalelerinin başlatıldığı eşiği yükselterek sürücünün daha yakından katılımı için kapsamı genişletir. Sistem; motor, transmisyon ve ABS/ESP kumanda modülleri ile birlikte çalışan kendine ait elektronik kumanda birimi tarafından yönetilir. Donanım; ön nihai tahrik tertibatındaki bir güç ünitesinden oluşur; bu birim, motor torkunu bir destek mili vasıtasıyla Arka Tahrik Modülüne (RDM) iletir. Bu da bir Tork Transfer Cihazını (TTD) ve bir opsiyon olarak sunulan elektronik kumandalı Sınırlı Kayma Diferansiyelini (eLSD) işleme koyar. Her ikisi de Haldex tafarından imal edilen ıslak, çok diskli kavrama üniteleridir. Otomobil dinlenme durumundan kalkış pozisyonuna geçerken, kavrama diskleri hidrolik basınç altında hep birlikte zorlanarak sonuçta RDM’i işleme koydukları zaman, TTD ilk olarak bu şekilde harekete geçirilir. Sonsuz öncelikli olan bu fonksiyon, günümüzün teknolojisinde değerli bir gelişme olup tekerlek kaymasının TTD harekete geçirilmeden önce tespit edilmesini gerektirir. Sürücü açısından ise; daha da iyileştirilen bu fonksiyon, aracın dinlenme durumundan hiç tereddüt etmeden düzgün ve güçlü hızlanmaya geçmesi için hemen, derhal maksimum çekiş gücü sağlar. Açık yol üzerinde giderken, ıslak kavrama diskleri üzerindeki basıncı artıran veya azaltan TTD’daki bir valfın kontrolü ile tahrik torku, akslar arasında saydam ve sürekli bir şekilde değişir. Virajları dönerken, Saab XWD, daha da gelişmiş, daha iyi, daha hassas bir şekilde dengelenen şasi dinamikleri sağlar. Tekerlek hızı, rotadan sapma oranı ve direksiyon açısını ölçen ABS/ESP sensörlerinden gelen veriler kullanılır. Diğer yandan, Saab XWD sisteminin çok dikkatli bir şekilde programlanması, direksiyondaki boşluğu, direksiyonun istenenden az veya çok dönmesini dengelemek için arka tahrik uygulaması sağlayarak denge ve yol-tutuşunu daha da iyileştirir. Otoyolda seyir koşullarında, çekiş gücü ve ideal kavrama söz konusu olmadığı zaman, motor torkunun yalnızca % 5 – 10’u tipik olarak arka tekerleklere iletilir. Bu da sürücü için daha fazla denge sağlanmasına yardımcı olur ve aynı zamanda yakıt tasarrufu sağlar. Saab XWD’de ‘kek üzerindeki asıl krema’, eLSD opsiyonudur. Bu sistem, piyasanın bu segmentinde elektronik kumandalı, arka sınırlı kayma diferansiyelinin bir ilk uygulamasıdır. eLSD; RDM ile yan yana monte edilmiştir ve daha büyük TTD’ye benzer bir prensip üzerinden basınçlı kavrama diskleri ile çalışır. Örneğin, buzlu veya ıslak split-sürtünme koşullarında, arka tekerlek hız sensörlerinden gelen girdi verileri kullanır ve tahrik milleri arasındaki torkun en fazla % 40’ını hangi tekerlekte daha fazla kavrama varsa ona transfer eder. eLSD, zorlu virajlardan geçerken veya şerit değiştirmek gibi yüksek hızlı bir manevrayı tamamlarken sürücü için daha da gelişmiş kontrol sağlar. Bunu yaparken tekerleklerden herhangi birine heran daha fazla veya daha az tork uygulayarak otomobilin arkasının ön tekerleklerin yönünü daha yakından takip etmesine yardımcı olur. Bu rotadan sapmayı sönümleme etkisi, otomobili daha iyi dengeli ve daha sıkı kontrollü tutabilir ve bu arada elektronik stabilite yardım sistemlerinden ‘dış’ müdahale alınmasına gerek kalmaz. Saab XWD sistemi montajına RDM, revize edilmiş arka süspansiyon geometrisi ve tahrik milleri için yeni tekerlek göbekleri de dahildir. Üç-parçalı destek mili; minimum dönüş ile düzgün operasyon için sabit hız mafsalları olan iki rulman vasıtasıyla çalışır. Dingil mesafesi ve arka iz genişliği boyutları değiştirilmemiştir. Saab XWD, önümüzdeki yılın başından itibaren piyasadan temin edilebilecektir.

Sürüşte diğer gelişimler şunları kapsar:

Otomatik vitesler için Spor Modu standarttır. Bu mod, gösterge tablosundaki bir buton ile seçilebilir ve vites seçimini, sürücünün niyetine, isteklerine göre düzenlenir. Eğer sürücü gaz kısma kumandasını yukarı kaldırırsa, o andaki vites, daha etkili motor frenlemesi ve gerektiği zaman daha çabuk hızlanma için korunacaktır. Frenleme sırasında, vites küçültmeler de yine daha hızlıdır ve aracın yavaşlama hızı ile daha yakın bir şekilde eşleştirilmiştir.

Opsiyonel köşe dönüşü bi-xenon farlar, daha da iyileştirilmiş bir görüş açısı sağlar. 15 km/saatin üzerinde bir kıvrımdan veya yol köşesinden dönerken direksiyon bağlantılı far lambaları da 15 dereceye kadar dönüş yapabilir. 110 km/saatin üzerinde otoyolda giderken, daha iyi aydınlatma sağlamak için alçak huzme otomatik olarak hafifçe yukarı kaldırılabilir.

Sorumlu Performans

- Sınıfının lideri çift turbolu dizel motor.
- Saab BioPower’ın uzantısı.
- Saab XWD ile kombinasyon oluşturan 2.8V6 turbo motor için daha fazla güç.

Yeni 1.9 TTiD motor

Saab 9-3 serisi; dünyada tek, hiç benzersiz çift turbo sistemi ile yeni, güçlü dört silindirli dizel motor özelliğine sahiptir. Bu motor, birinci kalite prim yapan otomobil segmentinde dünyada bir ‘ilk’tir ve sınıfının lideri yakıt verimliliği seviyelerine ulaşmaktadır. 1.9 litre, 16 valflı motor, TTiD olarak işaretlenmiş olup 180 hp (132 kW) ve 400 Nm maksimum tork üretir, bunlar piyasada rakip ürünler arasında eşi benzeri olmayan motorlardır. Sport Sedan için öngörülen 5.9 litre / 100 km bileşik yakıt tüketimi ile, bu motor da sınıfının lideri yakıt ekonomisi ve vitese takılı durumdayken 2.8V6 turbo benzinli motora eşit performans sunar. Çift turbolu motor kovanı egzoz manifold ile entegredir ve farklı boyutlarda iki turbo içerir. Türbin/kompresör tekerlekleri çifti, sıralı şekilde monte edilmiştir ve her biri diğerinin girdi ve çıktı beslemelerini baypas yapabilir ve aynı zamanda birbiri ardısıra işbirliği içinde çalışmayı da başarır.

Bu çok özel düzenleme, sürücü için ‘her iki dünyanın da en iyisini’ yaratır: Düşük motor hızlarında hemen, acil olarak sağlanan iyi tork… Bu tork, egzoz basıncı hafifken düşük ataletli küçük turbo ile elde edilir. Ve ayrıca daha büyük turbo devreye girdiği zaman yüksek devirlerde ‘en üst uç’ düzeyde sağlanan yüksek güç…

Saab’ın çift turbo sistemi; iki türbin tekerleği arasında egzoz gazı akıntısını yönlendiren baypas valfları sistemini kullanır ve ayrıca kompresörlerden hava emme giriş şarjını ayırır. Rölantide çalışma durumundan 1500 dev./dak.’ya kadar egzoz yalnız küçük turboyu besler. 1500 – 3000 dev./dak. arasında, akım, her iki türbin arasında bölünür ve daha güçlü destek yükseltme basıncı vererek yalnız daha büyük turbonun devreye girdiği 3000 dev./dak.’nın üzerindeki devirlerde tam güçlü operasyona düzgün bir geçiş aşaması garantiler.

Kompakt tasarım, dışsal olarak seri bağlantılı iki ayrı turbo kullanan sistemlerden daha verimli ambalajlama sağlar. Hem egzoz türbini ve hem de emme giriş kompresörü taraflarında gaz akımlarının karmaşık kontrolü ve regülasyonunun minimum sayıda conta ve bağlantılar ile başarılmasını garantiler.

TTiD motor; güncel 16-valf 1.9TiD ünitesinin sağlam, dayanıklı bir şekilde geliştirilmesidir, ‘common rail’, direkt ve çoklu- yakıt püskürtme kullanır. 1.8 barlık maksimum yükseltme basıncı (şu andaki güncel motor için 1.4 bardır) ve biraz daha düşük olan 16.5:1 (17.5:1) sıkıştırma oranı ile çalışır. Demir-döküm blok, alaşım silindir kafası ve tüm içsel komponentler, daha yüksek termal basınçlara dayanmak için gerektiği şekilde güçlendirilmiştir.

Egzoz gazı yeniden-sirkülasyon sisteminin (ERG) başlıca özelliği, çok iyi düzeyde etkin ve verimli soğutma sağlamasıdır ve şimdi bu sistem daha iyi emisyon oranları için elektronik kumandalı baypas içerir. Hiç bakım gerektirmeyen bir egzoz partikül filtresi takılması ile birlikte anılan bu özelliğin, geleceğin çok daha sıkı Euro 5 emisyon standartlarına tam uyum sağlamayı garantilemesi beklenmektedir.

Diğer teknik iyileştirmelere şunlar dahildir: Emme giriş şarjının daha iyi soğutulması için daha büyük bir havadan havaya ara soğutucu adaptasyonu; soğuk hava şartlarında daha hızlı başlatma için silindir kafası içinde çok daha etkin ve verimli çalışan ön ısıtma elemanlarının tanıtımı; ve ağırlıktan tasarruf sağlayan plastik bir emme giriş manifoldu kullanılması…

Saab TTiD motor; yakıt ekonomisi avantajı için performanstan fedakârlık etmek istemeyen sürücülerin artan taleplerini karşılamaktadır. Çok daha büyük bir motorun tipik güç özelliklerine sahip olan bu motor, Saab’ın ‘doğru boyutlama’ taahhütünün bir örneğidir. Ekstra ağırlık, ekstra hacim ve daha yüksek yakıt tüketimi gibi olağan dezavantajlar olmadan ‘büyük’ motor performansı başarır.

Olağanüstü performansın onaylanması ile birlikte; Saab TTiD motor, Aero spesifikasyonda ve ayrıca Linear ve Vector’da kullanılmaktadır. Güncel 120 hp (88 kW) ve 150 hp (110 kW) 1.9 TiD motorlara ek olarak, tüm üç gövde stilinde altı-ileri düz veya otomatik vites seçenekleri ile sunulmaktadır.

Yeni 2.0t BioPower

Saab; eşsiz BioPower konsepti ile, Avrupa’nın yükselen esnek-yakıt segmentinde liderdir. Bu konsept, daha fazla motor gücü ve performans sağlamak ve aynı zamanda çok daha az oranda fosil CO2 emisyonları serbest bırakmak için turboşarj sistemini E85 yakıt kullanımı ile birleştirir. Yeni Saab 9-3 serisi güncel opsiyona ek olarak şimdi artık daha güçlü bir BioPower motora da sahip.

(% 85 biyo-etanol / % 15 benzin) E85 yakıt üzerinden çalışan yeni 9-3 BioPower 2.0t motor, % 14 daha fazla maksimum güç (175 hp/129 kW’a karşı 200 hp/147kW) ve % 13 daha fazla tork (265 Nm’e karşı 300 Nm) sağlar. Bu şekilde Sport Sedan’da öngörülen 0 – 100 km/saat hızlanma 7.9 saniyede ve beşinci viteste 80 – 120 km/saat hızlanma 10.0 saniyede gerçekleşir. Benzinli versiyonda ise bu süreler sırasıyla 8.5 ve 11.1 saniyedir.

E85, benzinden daha yüksek oktan sayısına sahiptir (Oktan sayısı, E85 için 104 RON ve benzin için 95 RON’dur) ve Saab BioPower ile birlikte turbo sistemi, daha yüksek bir motor yükseltme basıncı kullanılmasına ve benzinli motordan daha ileri derecede gelişmiş bir ateşleme zamanlamasına izin verir. Bu da zararlı ‘vuruntu’ veya ön detonasyon riski olmadan daha fazla motor gücü sağlar.

Saab’ın 32 bit Trionic 8 motor beyni sistemi, kısma valfı ayarı, ateşleme zamanlaması, yakıt püskürtme, hava kitlesi ve turbo motor yükseltme basıncını kontrol eder. E85 yakıt için farklı ateşleme zamanlaması ve yakıt / hava karışımı ihtiyaçlarını barındırmak için gerekli yazılımın yeniden programlanmasını kolaylaştırmış olan güçlü bir platformdur. Tamamen alüminyum Saab 9-3 motor için gerekli donanım modifikasyonları, yalnızca daha dayanıklı subaplar ve subap yuvaları, subap yatakları takılmasıdır. Yakıt deposu, pompa, borular ve konektörler dahil yakıt sisteminde biyo-etanol uyumlu malzemeler kullanılmıştır.

Trionic sistem; dolum istasyonuna her gidişten sonra yakıt kalitesini kontrol eder ve herhangi bir kombinasyonda E85 ve/veya benzin üzerinden çalışmak için gerekli ayarlamaları otomatik olarak yapar. Bunun anlamı şudur: Eğer E85 yakıt temin edilemezse, Saab BioPower sürücüleri benzin de kullanabilirler.

Yükseltilen 2.8V6 Turbo

Yeni 9-3 Aero XWD modelleri için günümüzde kullanılan 2.8-litre, 24-valf V6 Turbo motor, 280 hp (206 kW) ve 400 Nm maksimum torka yükseltildi. Bu değişiklik, motor yükseltme basıncını 0.5’ten 0.8 bara çıkartarak başarıldı. Sonuçta Sport Sedan için öngörülen 0 – 100 km/saat hızlanma 6.3 saniyede ve (beşinci viteste) 80 – 120 km/saat hızlanma 7.9 saniyede gerçekleşti.

İleri derecede geliştirilen bu motorun başlıca spesifikasyonları şunlardır: Hafif ağırlıkta, tamamen alüminyum motor yapısı; değişken emme giriş valfı zamanlaması, çift salyangoz şeklindeki turbo, paslanmaz çelik laynerleri olan hidroformlu egzoz manifoldları ve daha da iyileştirilen soğuk başlatma için hava püskürtme. İki tekerden tahrik uygulamalarında, bu motor şimdi maksimum güçte 5 hp (4 kW) artış sunarak 255 hp’ye (188 kW) ulaşır.

Diğer gelişmelere şunlar dahildir:

Lastik Basınç Kontrolü (TPM). Eğer lastiklerden herhangi birindeki basınç önerilen seviyenin altına düşerse, bu durumda sistem sürücüyü uyarır. Valflardaki sensörler, bir radyo sinyali başlatır ve ana gösterge ekranında bir uyarı mesajı yanarak hangi tekerlekte veya tekerleklerde basınç kaybı olduğunu gösterir. TPM, Aero modellerinde bir opsiyon olarak sunulmaktadır ve eğer 18 inç tekerlekler belirtilmişse, standart olarak da temin edilir.

Bose Merkez-noktalı Çok Hoparlörlü Ses. Tüm Sport Sedan ve SportWagon modellerinde bir opsiyon olarak temin edilebilen bu sistem; CD, MP3 veya XM dijital radyo kaynaklarından beş kanal aracılığıyla olağanüstü reprodüksiyon kalitesi sunar. Çok hoparlörlü ses kalitesi, bir CD bunun için kodlanmamış bile olsa otomatik olarak sağlanır. 11 (Sedan) veya 10 (Wagon) hoparlör ile, her bir yolcu kabinin akustik ihtiyaçları için en ideal performans sağlanır.

Yeni Saab 9-3 tüm motor seçenekleri ile birlikte Ekim ayında model yılı 2008 olarak Türkiye’de pazara girecektir.

4 Eylül 2007 Salı

YILIN ARABASI SEÇMELERİ(COTY - Car Of The Year)

Final turunun kasım ayında yapılacağı ve 2008 yılının "Car Of The Year - Yılın Arabası" (COTY - Car Of The Year)ödülüne aday otomobiller belli oldu. 58 otomobil gazetecisinin jüri üyeliğini yaptığı yarışmada ağırlığı Avrupalı üreticilerin oluşturduğu 32 model yarışıyor.

Audi A5/S5
BMW X5
Chrysler Sebring
Citroën C-Crosser/Mitsubishi Outlander/Peugeot 4007
Daihatsu Materia
Dodge Nitro
Fiat 500
Fiat Bravo
Ford Mondeo
Honda CR-V
Hyundai i30
Jeep Patriot
Jeep Wrangler
Kia cee’d
Land Rover Freelander 2
Lexus LS460/600h
Mazda2
Mazda CX7
Mercedes C-Class
Nissan Qashqai
Nissan X-Trail
Opel Antara
Peugeot 308
Renault Laguna
Renault Twingo II
SsangYong Actyon
Skoda Fabia
Smart ForTwo
Subaru Impreza
Toyota Auris/Corolla
Volkswagen Tiguan
Volvo V70/XC70